DOLAR 44,8569 0.22%
EURO 52,9323 -0.02%
ALTIN 6.913,660,32
BITCOIN 3351825-0.17224%
İstanbul
16°

PARÇALI BULUTLU

SABAHA KALAN SÜRE

1 Mayıs: Bir Günü Değil, Bir Mücadeleyi Kutlamak

1 Mayıs: Bir Günü Değil, Bir Mücadeleyi Kutlamak

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, işçi sınıfının tarihsel mücadelesini ve kazanımlarını simgeleyen evrensel bir gündür.

ABONE OL
1 Mayıs 2025 21:23
1 Mayıs: Bir Günü Değil, Bir Mücadeleyi Kutlamak
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Paylaş

Takvimler 1 Mayıs’ı gösterdiğinde, dünyanın dört bir yanında meydanlar, pankartlar ve sloganlarla dolup taşar. Ancak bu görüntüler yalnızca bir kutlamanın değil, yüzyıllardır süregelen bir mücadelenin yansımasıdır. 1 Mayıs, sadece “işçilerin bayramı” olarak görülmemeli; bir tarihin, bir hafızanın ve bir adalet arayışının taşıyıcısı olarak anlaşılmalıdır.

Her şey 1886 yılında, Amerika’nın Chicago kentinde başladı. Haymarket Meydanı’ndaki direniş, bugün hâlâ kulaklarımızda yankılanan bir çağrıyı başlattı: “Sekiz saat iş, sekiz saat dinlenme, sekiz saat canımız ne isterse!” Bu masum ve insani talep, dönemin patronları ve güvenlik güçleri tarafından kanla bastırıldı. O meydanda hayatını kaybedenler, yalnızca iş günü saatleri için değil; insan onurunun, emeğin ve eşitliğin kutsallığı için bedel ödedi.

Bugün bizler, günde 8 saat çalışabiliyorsak, haftalık izin hakkımız varsa, iş güvenliği yasaları varsa, bu kazanımlar gökten inmedi. Onlarca yıl süren mücadelelerin, direnişlerin, acıların ve kayıpların sonucu olarak geldi.

Türkiye’de 1 Mayıs’ın tarihi de az çalkantılı değildir. 1923’te ilk kez kutlandı ama birçok kez yasaklandı, susturulmaya çalışıldı. 1977’de Taksim’de yaşanan o kara gün, yalnızca 34 canı değil; bir ulusun vicdanında da derin bir iz bıraktı. Bugün hâlâ o günün failleri meçhul. Ama biz eminiz: O gün orada ölenler, sadece işçi değil, bir fikrin neferiydi.

2009’dan bu yana 1 Mayıs, “Emek ve Dayanışma Günü” olarak resmi tatil. Ama bu tatil, tatil yapılmak için değil; düşünmek, hatırlamak ve hatırlatmak içindir. Zira bugün hâlâ birçok işçi düşük ücretlerle, güvencesiz koşullarda, sendikasız çalışıyor. Bugün hâlâ iş kazaları kader gibi sunuluyor, taşeron sistem yaygınlaştırılıyor, emeklilik hayali erteleniyor.

1 Mayıs, emeğin yalnızca alın teriyle değil; onuruyla, sabrıyla ve dayanışmasıyla var olduğunu hatırlatır bize. Toplumu ayakta tutan şeyin sadece sermaye değil, o sermayeyi büyüten eller olduğunu gösterir.

Bu yüzden 1 Mayıs’ı kutlamak, geçmişe saygı, bugüne sahip çıkmak ve geleceğe dair umut beslemektir. Çünkü emek varsa, umut da vardır. Ve unutulmamalıdır ki: Emeğin değeri bilinmeyen toplumlar, eşitlik ve adaleti birer hayal olarak yaşamaya mahkûmdur.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

300x250r
300x250r