13 Nisan 2026 Pazartesi
Galatasaray'da Okan Buruk'tan Sert Hamle: Yıldız İsimlere Kadro Dışı Yolu Göründü
Acının Kıyısında İnsanlık Sınavı: Nefret Kusanlara Elveda, Birliğe Merhaba
İstanbul Cemiyetini Buluşturan Dev Yatırım: Kartal’da Eğlence Anlayışı Kökten Değişiyor!
Kuzey Kore’den Dünyaya Gözdağı: Füze ve Mühimmat Üretimi Artıyor
Giresun’un tarım ve orman potansiyelini artırmak, mevcut yatırımları yerinde incelemek amacıyla Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan üst düzey bir heyet şehre çıkarma yaptı. Strateji Geliştirme Başkanı Göktuğ Bağlı ve Bütçe Daire Başkanı Mehmet Yücel, Giresun’un tarımsal kalkınma hamlesini desteklemek ve yeni projelerin bütçe planlamalarını yerinde değerlendirmek üzere kente geldi. İl Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz’ın ev sahipliğinde gerçekleşen ziyaretler, Giresun tarımı için yeni bir dönemin işaretçisi oldu.
Bakanlık heyetinin Giresun programı, Giresun Valisi Mustafa Koç’u makamında ziyaret ederek başladı. Görüşmede, şehrin ekonomik lokomotifi olan tarımsal faaliyetlerin genel durumu ve orman varlıklarının korunmasına yönelik yürütülen devlet yatırımları ele alındı. Vali Koç, bakanlık desteğinin Giresunlu üreticiler için hayati önem taşıdığını vurgularken, Ankara ile yerel yönetim arasındaki eş güdümün bölgedeki projelerin hızlanmasına katkı sağlayacağı belirtildi.

Valilik ziyaretinin ardından İl Tarım ve Orman Müdürlüğü binasına geçen heyet, burada teknik ekiplerle kapsamlı bir çalışma toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıda, Giresun’da devam eden ve 2026 yılı içerisinde hayata geçirilmesi planlanan projelerin teknik detayları, ödenek durumları ve saha performansları masaya yatırıldı. Strateji Geliştirme Başkanı Göktuğ Bağlı, bölgenin ihtiyaçlarına yönelik geliştirilecek stratejik adımların kararlaştırıldığını ifade ederken, Bütçe Daire Başkanı Mehmet Yücel ise kaynakların verimli kullanımı noktasında değerlendirmelerde bulundu.
Ziyaret kapsamında Giresun’un fındık başta olmak üzere hayvancılık, su ürünleri ve orman köylüsünü destekleyen projeleri tek tek incelendi. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ulusal vizyonunu Giresun’un yerel dinamikleriyle birleştirmeyi hedefleyen bu buluşmada, şehrin tarımsal sanayisinin güçlendirilmesi ve kırsal kalkınma yatırımlarının artırılması yönünde fikir birliğine varıldı. Bu ziyaretle birlikte, Giresun’un önümüzdeki dönemde tarım ve ormancılık alanında daha fazla yatırım alması bekleniyor.
Dünya enerji arzının şah damarı sayılan Hürmüz Boğazı’nın İran tarafından fiilen kapatılması, küresel piyasalarda 1970’lerden bu yana görülmemiş bir arz şokunu tetikledi. Cuma günü brent petrol vadeli işlemleri yüzde 5,7 oranında devasa bir artış kaydederek 114,2 dolar seviyesine fırladı. ABD ve İsrail’in İran’daki enerji tesislerini hedef almasıyla tırmanan jeopolitik risk primi, yatırımcıların “kalıcı tedarik kesintisi” korkusunu zirveye taşıdı. Batı Teksas türü (WTI) ham petrol de bu fırtınadan nasibini alarak yüzde 6’nın üzerinde artışla 100 dolar barajını yıktı geçti.
28 Şubat’ta patlak veren İran merkezli çatışmalar, petrol fiyatlarını sadece bir ay gibi kısa bir sürede uçuruma sürükledi. Verilere göre, şubat sonundan bu yana brent petrol yaklaşık yüzde 45 oranında değer kazanırken, WTI petrolündeki artış yüzde 40’ı buldu. Günlük yaklaşık 15 milyon varillik petrol trafiğinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nın askeri operasyonlar nedeniyle devre dışı kalması, küresel emtia piyasalarında istikrarsızlığın ana kaynağı haline geldi.
Küresel piyasalardaki bu devasa artış, Türkiye’deki pompa fiyatları üzerinde de ağır bir baskı oluşturmaya hazırlanıyor. Hatırlanacağı üzere, biberi fahiş fiyattan satan markete kesilen 1,8 milyonluk ceza ya da Konya’daki kantinci skandalı gibi yerel ekonomik krizler gündemi meşgul ederken, asıl büyük darbe akaryakıt maliyetlerinden gelecek gibi görünüyor. Vatandaşlar, “Zaten her şeye zam geliyor, petrol 114 doları geçtiyse ulaşım ve gıda fiyatları nasıl durdurulacak?” diyerek endişelerini dile getiriyor. Uzmanlar, lojistik maliyetlerinin artmasıyla birlikte iğneden ipliğe her şeye yeni zamların yolda olduğu konusunda uyarıyor.
Yatırımcılar sadece boğazın kapalı olmasını değil, ABD’nin İran’daki yer altı füze şehirlerini ve rafinerilerini vurma tehdidini de fiyatlıyor. Rusya’nın benzin ihracatını yasaklamasıyla birleşen bu tablo, stagflasyon (ekonomik durgunluk içinde enflasyon) riskini her geçen gün kuvvetlendiriyor. Siyasi arenada Özgür Özel’in “baskı altındayız” çıkışları gündemi ısıtsa da, halkın asıl odağı her geçen dakika rekor tazeleyen petrol tabelaları olmuş durumda.
Dünya, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmasıyla tırmanan “arz şoku” ile boğuşurken, Rusya’dan uluslararası piyasaları altüst edecek bir karar geldi. Rusya Başbakan Yardımcısı Alexander Novak başkanlığında toplanan enerji kurmayı, yerli üreticilerin benzin ihracatını 1 Nisan’dan itibaren 4 ay süreyle yasakladı. 31 Temmuz’a kadar yürürlükte kalacak olan bu karar, zaten rekor kıran petrol fiyatlarının üzerine yeni bir maliyet yükü bindirmeye hazırlanıyor. Novak, kararın amacını “iç pazarda fiyat istikrarını sağlamak ve maliyet artışlarını dizginlemek” olarak açıklasa da, küresel piyasalar bu hamleyi stratejik bir “enerji silahı” olarak yorumladı.
Dünya deniz yoluyla taşınan petrolün %25’inin geçtiği Hürmüz Boğazı’nın kapalı olması, küresel ekonomiyi adeta felç etti. Brent petrol fiyatlarının hızla 120 dolar bandını aşması; Çin, Hindistan ve Japonya gibi dev ekonomilerde üretim maliyetlerini fırlattı. Nakliye sigorta primlerinin 6 katına çıkması ve Katar’dan gelen LNG akışının kesilmesi, Avrupa’da fabrikaların kapanma noktasına gelmesine neden oldu. Rusya’nın benzin yasağı, bu yangına körükle gitmekten farksız bir etki yarattı.
Enerji krizinin etkileri sadece akaryakıt istasyonlarıyla sınırlı kalmıyor. Gübre ve hammadde erişiminin kısıtlanması, küresel gıda güvenliğini de doğrudan tehdit ediyor. Ekonomistler, düşük büyüme ve yüksek enflasyonun birleştiği “stagflasyon” riskine karşı uyarıyor. Hatırlanacağı üzere, Türkiye’de fahiş fiyatla biber satan markete kesilen 1,8 milyonluk ceza halkın yüreğine su serpmişti; ancak küresel ölçekteki bu devasa enerji krizi, sadece biberin değil tüm temel gıdaların lojistik maliyetlerini artırarak vatandaşın cebini daha da yakacak gibi görünüyor.
İç siyasette Özgür Özel’in “baskı altındayız” çıkışları ya da yerel yönetimlerdeki gözaltı haberleri gündemi meşgul etse de, asıl fırtına enerji fiyatlarından kopuyor. Vatandaşlar, küresel krizin Türkiye’deki pompa fiyatlarına yansımasından endişeli. “Zaten her şeye zam geliyor, bir de enerji krizi eklenirse halimiz ne olur?” diyen tüketiciler, tıpkı fahiş fiyatlı marketler gibi enerji stokçularına karşı da en sert denetimlerin yapılmasını bekliyor. Rusya’nın bu hamlesi, nisan ayı itibarıyla küresel ekonomide kartların yeniden dağıtılacağını gösteriyor.
Türkiye genelinde toplu taşıma kullanımına dair beklenen kritik düzenleme, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kamu hizmetlerinin daha etkin yürütülmesi ve belirli görev kollarındaki personelin desteklenmesi amacıyla hayata geçirilen bu karar, şehir içi ulaşım maliyetlerini sıfıra indiriyor. Bugünden itibaren geçerli olan yeni yönetmelik, belediyelere ait tüm ulaşım ağlarını kapsayacak şekilde genişletildi. Kararın detayları, hangi bölgelerde ve hangi araçlarda geçerli olacağı ise çalışanlar tarafından merakla takip ediliyor.
Yeni yasal düzenleme ile birlikte özellikle saha görevlerinde aktif rol oynayan iki stratejik meslek grubu mercek altına alındı. Ticaret Bakanlığı bünyesinde görev yapan gümrük muhafaza memurları ile Tarım ve Orman Bakanlığı çatısı altında hizmet veren orman muhafaza memurları, bu ayrıcalıktan yararlanacak isimler olarak belirlendi. Söz konusu personel, görev kimliklerini ibraz ederek veya tanımlanan sistemler üzerinden herhangi bir ücret ödemeden yolculuk yapabilecek. Bu adımın, özellikle sınır kapılarında ve orman köylerine yakın bölgelerde devriye atan personelin mobilizasyonunu artırması hedefleniyor.
Ücretsiz ulaşım hakkı sadece otobüslerle sınırlı kalmıyor. Resmi Gazete’de yayımlanan metne göre; belediyeler ve belediyelere bağlı kuruluşlarca kurulan şirketlerin yürüttüğü toplu taşıma hizmetlerinin tamamı bu kapsama alındı. Bu da demek oluyor ki; metro, metrobüs, tramvay, marmaray ve belediye otobüsleri gibi şehir içi ulaşımın can damarı olan tüm araçlar, ilgili memurlar için 31 Aralık 2027 tarihine kadar ücretsiz olacak. Belirlenen bu tarih aralığı, personelin uzun vadeli bir hak kazandığını gösterirken, belediye bütçelerinin bu muafiyetten nasıl etkileneceği de ekonomi çevrelerince tartışılmaya başlandı.
Yürürlüğe giren kararın en dikkat çekici noktalarından biri de geçerlilik süresi oldu. Bugünden itibaren başlayan uygulama, yaklaşık iki yıllık bir süreci kapsayacak şekilde planlandı. 2027 yılının son gününe kadar sürecek olan bu imkan, gümrük ve orman muhafaza birimlerinin operasyonel kabiliyetini desteklemek için kurgulandı. Uzmanlar, bu tür teşviklerin kamu çalışanlarının motivasyonu üzerinde olumlu etkiler yaratacağını vurguluyor. Kararın ardından gözler, diğer bakanlıklardaki saha personeline de benzer hakların tanınıp tanınmayacağına çevrildi.
ABD ve İsrail’in İran genelinde üç haftayı aşkın süredir devam ettirdiği operasyonlar, askeri tarihin en pahalı faturalarından birini ortaya çıkardı. Binlerce hedefin vurulduğu bu süreçte, milyarlarca dolarlık yüksek teknolojili ekipman ya hurdaya döndü ya da ağır hasar aldı. Karadaki yıkımın ötesinde, İran’ın balistik füze ve İHA savunması, müttefik güçlerin hava hakimiyetine beklenmedik bir darbe vurdu.
Çatışmanın ilk üç haftasında yaşanan uçak kayıpları, bütçede devasa delikler açtı. Kuveyt’e ait bir jetin yanlışlıkla üç adet Amerikan F-15E Strike Eagle uçağını düşürmesiyle başlayan talihsizlikler serisi, F-35A krizine kadar uzandı. 12 Mart’ta Irak semalarında çarpışan tanker uçakları ve Suudi Arabistan’daki üs saldırılarında hasar gören KC-135’ler, lojistik hattını felç etti. Boeing’in artık üretmediği bu uçakların yerine tanesi 165 milyon dolar olan KC-46 Pegasusların getirilmesi zorunluluğu, Pentagon’un Beyaz Saray’dan 200 milyar dolarlık ek bütçe talep etmesine neden oldu.
Gökyüzünün “hayaletleri” olarak bilinen MQ-9 Reaper İHA’ları, İran füzelerinin hedefi oldu. Bir düzineden fazla Reaper kaybedilirken, bu araçların üretiminin durmuş olması ABD’yi tanesi 30 milyon dolarlık daha pahalı modellere yönelmeye itiyor. Denizde ise çatışma dışı bir kaza yaşandı; dünyanın en modern uçak gemisi USS Gerald R. Ford’da çıkan yangın, dev gemiyi operasyon dışı bırakarak Yunanistan’daki Souda Körfezi’ne çekilmesine yol açtı.
Eski Pentagon bütçe yetkilisi Elaine McCusker’ın analizine göre, sadece ilk üç haftalık fiziksel hasarın onarımı 1,4 ila 2,9 milyar dolar arasında değişiyor. Ancak bu rakam, operasyonel giderler ve personel kayıplarını içermiyor. Siyasi analistler, Trump yönetiminin “barış” söylemlerinin temelinde, sürdürülemez hale gelen bu askeri harcamalar ve müttefiklerin lojistik hatalarının yattığını vurguluyor.