Bazen kelimeler boğazımızda düğümlenir, kalem kağıda küser. Şanlıurfa Siverek ve Kahramanmaraş’tan gelen o kara haberler, sadece düştüğü yeri değil, Türkiye’nin dört bir yanındaki her evi, her ocağı yangın yerine çevirdi. Evlatlarımızın o masum gülüşlerine, öğretmenlerimizin kutsal emeğine kastedilen bu karanlık saldırılar karşısında sessiz kalmak, vicdanı rafa kaldırmaktır. Ancak bu acı tablonun yanında, bizi en az saldırı kadar yaralayan başka bir virüsle daha karşı karşıyayız: Sosyal medyanın dehlizlerinde nefret kusan zihniyet.
Toplum olarak birbirimize kenetlenmemiz gereken şu en hassas saatlerde, sosyal medya mecralarında “iyi olmuş” diyebilecek kadar insanlığından sıyrılmış, nefretle beslenen profilleri dehşetle izliyoruz. Bir çocuğun çığlığı üzerinden siyasi ya da ideolojik hınç çıkarmaya çalışan bu haysiyet yoksunları, bilsinler ki ne bu millete ne de bu topraklara aittirler. Kendi karanlıklarında boğulan bu azınlık grup, bizim birliğimizi zedelemek yerine ancak kendi zavallılıklarını tescil ediyorlar. Acı üzerinden prim yapmak, bir trajediden “sevinç payı” çıkarmak en büyük ahlaki çöküştür.
Geleceğimizi emanet ettiğimiz o fedakar öğretmenlerin, henüz hayat yolculuğunun başında olan o masum öğrencilerin ve şimdi evlat kokusuna hasret kalan ailelerin acısı bizim acımızdır. Bugün taraf tutma günü değil, bugün saf tutma günüdür. Bizim safımız, o yangın yerine dönen okul bahçeleridir; gözü yaşlı anaların dizinin dibidir. Kötülük, sesi ne kadar gür çıkarsa çıksın, sağduyunun ve vicdanın o sakin ama sarsılmaz gücü karşısında her zaman diz çökecektir. Vadi Haber ailesi olarak, bu kirli provokasyonlara karşı set çekiyor; eğitimin ve insan hayatının kutsallığını savunmaya devam ediyoruz.
Milletimizin başı sağ olsun. Provokatörlerin, toplumu ayrıştırmak isteyenlerin ve nifak tohumu ekenlerin oyunları, bizim köklü kardeşlik bağlarımıza çarparak un ufak olacaktır. Zor günleri aşmanın tek yolu; öfkeye, nefrete ve kışkırtmalara kapılmadan birbirimize daha sıkı sarılmaktır. Hayatını kaybeden canlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Bu milletin feraseti, o kirli zihniyetlerin gölgesini evlatlarımızın geleceği üzerinden silip atmaya yetecektir. Unutmayın, iyilik ve merhamet bu toprakların özüdür ve öz her zaman galip gelecektir.
1
Beyaz Hüznün Adı: Sarıkamış Destanı ve Geçmeyen O Sızı
356 kez okundu
2
“Kalkınmanın Anahtarı: Şebinkarahisar’ın Potansiyelini Harekete Geçirmek”
170 kez okundu
3
Sessizliğin Bedeli: İnsan Hakları İhlalleri Karşısında Vicdanımızın Sınavı
165 kez okundu
4
Sessizliğin En Ağır Bedeli
163 kez okundu
5
Kalem Tutan Ellere Sonsuz Minnet
161 kez okundu