Gazze, bugün sadece haritalarda bir nokta değil; insanlığın ahlaki pusulasının bozulduğunu gösteren kanlı bir işaret. Orada yaşanan her şey, ekranlara birkaç saniyelik görüntülerle düşüyor ama gerçekte günler, haftalar, aylar süren bir trajediye işaret ediyor.
Bombardıman altındaki çocuklar, hastane koridorlarında çaresizce bekleyen anneler, mezar taşı bile olamayan isimsiz mezarlar… Dünya bunları görüyor, biliyor, duyuyor. Ama konuşmuyor. Çünkü sessizlik, diplomasinin en ucuz malzemesi hâline geldi.
Savaşın ortasında yaşam mücadelesi veren insanların kaderi, uluslararası toplantıların soğuk masalarında “gündem maddesi” olarak anılıyor. Ama hiçbir karar, atılan hiçbir imza, Gazze’ye gerçek anlamda barışı getirmiyor. Çünkü mesele sadece savaş değil; adaletin olmadığı bir düzen.
Birleşmiş Milletler raporları, insan hakları ihlallerini sıralıyor. Yine de bir şey değişmiyor. Çünkü bu çağda hukuk, güçlülerin elinde esneyen bir tel gibi. Ve ne yazık ki, Gazze söz konusu olduğunda kimse bu teli geriye doğru bükmek istemiyor.
Gazze, yalnızca Filistinlilerin değil, hepimizin sınavı. Orada atılan her bomba, aslında bizim vicdanımıza isabet ediyor. Bir gün bu savaş bitecek, ama insanlığın hanesine düşen bu kara leke, yüzyıllar boyunca silinmeyecek.
Eğer Gazze için konuşmuyorsak, orada ölenlerin ardından değil; kendi insanlığımızın ardından yas tutmamız gerekecek.
Ali Bulduk
1
Ankara’da lityum fabrikasında sızıntı
4136 kez okundu
2
Depremzede Leyla Altun, Yeni Evinde Erdoğan ve Aliyev’i Ağırladı
3100 kez okundu
3
Almanya’da yolcu treni raydan çıktı: 3 ölü
1879 kez okundu
4
ABD’de Buz Hokeyi Maçında Katliam: Lise Müsabakasında Silah Sesleri Yükseldi
1530 kez okundu
5
Alex Honnold’dan Nefes Kesen Tırmanış! 508 Metrelik Gökdelene İpsiz Ulaştı
1369 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.