Giresun Eğitim ve Araştırma Hastanesi Gastroenteroloji Kliniği, dünya tıp literatüründe çığır açacak ve tıp tarihine geçecek muazzam bir bilimsel başarıya imza attı. Türk hekimler tarafından yürütülen kapsamlı araştırmalar sonucunda, mide kanserinin en önemli öncül evresi olarak kabul edilen “intestinal metaplazi” rahatsızlığının ilk kez bir ilaç tedavisiyle geriletilebildiği kanıtlandı. Karın ağrısı ve sindirim sorunlarında bağırsak antiseptiği olarak yaygın şekilde kullanılan rifaksimin (rifaximin) etken maddeli ilacın bu mucizevi etkisi, farmakolojik alanda dünya literatüründeki ilk kırılma noktası olarak kayıtlara geçti.
Araştırmayı büyük bir titizlikle yürüten Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Gökhan Aydın, intestinal metaplazinin mide kanserine dönüşmeden önceki en kritik prekanseröz (kanser öncüsü) lezyon olduğunu belirtti. Bugüne kadar bu lezyonu doğrudan yok eden veya gerileten hiçbir tıbbi ilaç tedavisinin bulunmadığını vurgulayan Dr. Aydın, mevcut yöntemin sadece sigarayı bırakma veya mide mikrobu (Helicobacter pylori) temizliği gibi koruyucu önlemlerle sınırlı kaldığını, hastaların ise sürekli endoskopik takibe alındığını hatırlattı. Gastroenteroloji kliniğinde daha önce endoskopi yapılmış ve belirli sebeplerle aralıklı olarak 6 ay boyunca rifaksimin tedavisi almış hastaların geçmişe dönük patoloji kayıtlarını incelediklerini söyleyen Aydın, sonuçları karşılaştırdıklarında mide hücrelerindeki hasarın ve metaplazinin anlamlı düzeyde gerilediğini tespit ettiklerini, bunun bilim dünyasında bir ilk olduğunu ifade etti.
Gastroenteroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Cumhur Dülger ise çalışmanın küresel çaptaki klinik önemine dikkat çekerek, mide kanserinin aniden oluşmadığını, belirli biyolojik süreçlerden geçerek sinsice geliştiğini aktardı. Sürecin en kritik halkası olan intestinal metaplaziyi erken evrede ilaçla durdurmanın mide kanseri gelişimini tamamen engelleyebileceğini müjdeleyen Prof. Dr. Dülger, Giresun Üniversitesi Tıp Fakültesi Farmakoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Takır ile birlikte imza attıkları bu dev araştırmanın, Avrupa’nın en prestijli tıp dergilerinden birinde yayımlanarak dünya tıp literatürüne resmen girdiğini açıkladı.
Bu tarihi keşfin sadece Türkiye için değil, küresel halk sağlığı için de milyarlarca dolarlık bir tedavi kapısı araladığını ifade eden Prof. Dr. Ahmet Cumhur Dülger, dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 7 ila 10’unda bu sinsi lezyonun görüldüğünü ve bu oranın dünyada 600 milyon insanı ilgilendirdiğini söyledi. Türkiye’deki mide biyopsilerinde bu oranın yüzde 15’lere kadar çıktığını, özellikle Karadeniz Bölgesi genelinde, sadece Giresun ve Ordu’da yaklaşık 50 bin yetişkinin farkında olmadan bu kanser öncüsü lezyonu taşıdığını tahmin ettiklerini belirten Dülger, rifampisin türevi olan ve vücutta emilmeyen bu özel antibiyotiğin doğru klinik kullanımı sayesinde yüz binlerce insanın kansere yakalanma riskinin ortadan kalkabileceğini sözlerine ekledi.
GÜNDEM
3 gün önceASAYİS
3 gün önceGÜNDEM
3 gün önceGÜNDEM
3 gün önceGÜNDEM
3 gün önceGÜNDEM
3 gün önceGÜNDEM
3 gün önce
1
İzmir’de 126 kilo bonzai ele geçirildi
5038 kez okundu
2
Yeni Parti’den Mansur Yavaş ve Cumhurbaşkanlığı Adaylığı Açıklaması
4581 kez okundu
3
Ankara’da lityum fabrikasında sızıntı
4451 kez okundu
4
Yunanistan’da tatil yapan Hasan Cemal hastaneye kaldırıldı
4357 kez okundu
5
Ekrem İmamoğlu’nun Voleybolcu Sevgilisine Lüks Hediyeler İddiası
4239 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.