13 Ekim 2026 Salı
Dev Maç Öncesi RAMS Park'ta Kritik Toplantı: Alman Çalıştırıcıdan Samimi Yanıtlar!
Bir Milletin Yeniden Doğuşu: 30 Ağustos Ruhunun Mazi ve İstikbale Düşen Işığı
Galatasaray - Barcelona Maçı Öncesi Geceye Damga Vuran Paylaşım: "Cehenneme Giden Yol!"
Kuzey Kore’den Dünyaya Gözdağı: Füze ve Mühimmat Üretimi Artıyor
ABD Başkanı Donald Trump, Husilerin Suudi Arabistan’daki sivil havalimanlarına yönelik gerçekleştirdiği füze ve İHA saldırılarının ardından sert bir açıklama yaptı. Seçimlere kısa bir süre kala yaşanan gelişmelere değinen Trump, saldırıların arkasında İran’ın kışkırtması olduğunu savundu.
Seçim sürecine vurgu yapan Trump, yapılan hamlelerin seçim öncesinde petrol fiyatlarını yükseltmeye dönük kasıtlı girişimler olduğunu belirterek, “Seçimden sonra da buradayım ve bunu asla unutmayacağım” ifadeleriyle gözdağı verdi.
Açıklamasında geçmiş dönemdeki askeri hamleleri hatırlatan Trump, örgütün davranış biçimini sert bir dille eleştirdi. Trump, “Husiler çok kötü davranıyor. Bir yıl önce onları bombalayıp cehennemi yaşattığımızda ve kendi istekleri üzerine durduğumuzda derslerini aldıklarını sanıyordum” değerlendirmesinde bulundu.
Örgütün uzun süre sessiz kaldığını belirten ABD Başkanı, son adımların ardındaki asıl aktörün İran olduğunu öne sürdü.
Husilerin arkasındaki güç olarak İran’ı işaret eden Trump, İran ekonomisine ve askeri durumuna yönelik ağır eleştirilerde bulundu. İran’ı askeri donanması ve hava kuvvetleri bulunmayan, ağır enflasyonla boğuşan bir ülke olarak nitelendiren Trump, şu ifadeleri kullandı:
“Uzun zamandır sessizdiler ama şimdi muhtemelen çökmekte olan bir ülke olan İran’ın kışkırtmasıyla yine ortaya çıktılar. Suudi Arabistan’ı çok iğrenç bir şekilde vuruyor ve muhtemelen ABD seçimleri öncesinde petrol fiyatlarını kasıtlı olarak tırmandırmaya çalışıyorlar. Hiç hoş değil.”
Açıklamasının sonunda sandık mesajı da veren Trump, seçim zaferine olan inancını tekrarlayarak görev süresi sonrasında bu yaşananları unutmayacağını vurguladı.
Trump’ın sert çıkışının arka planında Suudi Arabistan genelinde tırmanan hava saldırıları yer alıyor. Son bir hafta içerisinde Suudi Arabistan’daki 5 farklı havalimanı toplam 10 kez hedef alındı. Saldırılarda 20 kişi hayatını kaybederken yüzlerce kişi yaralandı ve sivil uçuş trafiğinde ciddi aksamalar meydana geldi.
Saldırılardan en ağır etkilenen nokta, operasyonel faaliyetleri geçici olarak durdurulan başkentteki Kral Halid Uluslararası Havalimanı oldu. Bölgede Suudi Arabistan öncülüğündeki Arap Koalisyonu ile İran destekli Husiler arasındaki çatışmalar tırmanmaya devam ediyor.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) siyaset gündemine bomba gibi düşen kritik bir temas gerçekleşti. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Meclis’teki makam odasında Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu konuk etti.
Siyasette sürpriz olarak değerlendirilen baş başa görüşme, Meclis kulislerinde geniş yankı uyandırdı.
Basına kapalı olarak gerçekleşen ve bir süre devam eden kritik görüşmenin ardından Kemal Kılıçdaroğlu kısa bir değerlendirmede bulundu.
Temasın atmosferine ve içeriğine dair dostane ifadeler kullanan Kılıçdaroğlu, Meclis’teki sürpriz buluşmaya ilişkin yaptığı açıklamada “İki eski arkadaş olarak görüştük” diyerek değerlendirmede bulundu.
Azerbaycan’da devlet okullarında başörtülü öğrenci ve öğretmenlerin içeri alınmamasıyla başlayan gerilim her geçen gün daha da tırmanıyor. Sosyal medyaya yansıyan son görüntülerde, bazı okulların girişine başörtülü kişilerin geçişini engellemek amacıyla fiziksel barikatların kurulduğu görüldü.
Ülke genelinde yayılan olaylarda özellikle Celilabad bölgesindeki 9 No’lu Ortaokul’da başörtülü kız öğrencilerin kapıdan geri çevrilmesi velilerin büyük tepkisine yol açtı. Görüşmek isteyen velilere okul kapıları kapatılırken öğrenciler evlerine gönderildi.
Tartışmaların odağında Azerbaycan Bakanlar Kurulu tarafından 21 Eylül 2026 tarihinde kabul edilen yeni okul kıyafeti kuralları yer alıyor. Düzenlemede üniforma bütünlüğünü bozan ve laiklik ilkesiyle bağdaşmadığı değerlendirilen kıyafet unsurlarına izin verilmeyeceği belirtiliyor.
Metinde başörtüsüne yönelik doğrudan ve açık bir yasak ifadesi yer almamasına rağmen, çok sayıda okul yönetimi kuralı başörtülü öğrencileri ve öğretmenleri okula almama şeklinde uygulamaya başladı. 6 Ekim’de öğretmen kıyafetlerine ilişkin getirilen ek kurallarla birlikte kriz eğitimcileri de içine alacak şekilde büyüdü.
Başkent Bakü ve Sumgayıt gibi büyük şehirlerde görev yapan bazı başörtülü öğretmenlere, başörtülerini çıkarmaları veya istifa etmeleri yönünde baskı yapıldığı iddia ediliyor. Yaşadığı mağduriyeti anlatan öğretmen Zahra Hasanova, başörtüsü takmanın kişisel bir tercih olduğunu belirterek okulda çalışmasının engellenmesine tepki gösterdi.
Sosyal medyaya düşen görüntülerde, okula alınmayan öğretmenlerine sarılarak gözyaşı döken öğrencilerin vedalaşma anları geniş yankı uyandırdı.

Alınan kararlara ve uygulamalara tepki gösteren öğrenciler, ülkenin farklı bölgelerinde ders boykotu başlattı. Bakü’nün Balahani kasabasındaki 69 No’lu okulda ve Masallı bölgesindeki bazı eğitim kurumlarında öğrenciler, arkadaşlarına destek olmak için sınıflara girmeyi reddetti.
“Başörtüsü eğitime engel değildir” yazılı pankartlarla okul önlerinde toplanan öğrenciler ve veliler protesto gösterileri düzenledi.
Olayların protestolara ve okul önü eylemlerine dönüşmesinin ardından güvenlik güçleri müdahalede bulundu. Azerbaycan İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, okullardaki eğitim düzenini bozdukları, yetkililerle tartıştıkları ve kamu düzenini ihlal ettikleri gerekçesiyle 37 kişinin gözaltına alındığı duyuruldu.
Gözaltı kararları başörtüsü kısıtlamalarına karşı çıkan vatandaşların tepkisini daha da artırırken, adli tahkikatın geniş çaplı olarak sürdüğü bildirildi.
Nüfusunun yaklaşık yüzde 96’sı Müslüman olan Azerbaycan’da anayasa gereği devletin laik yapısı esas alınıyor. Hükümet yetkilileri yapılan düzenlemeleri laik eğitim standardını korumakla gerekçelendirirken; insan hakları savunucuları ve veliler ise bu durumun din özgürlüğü ile eğitim ve çalışma hakkının açık bir ihlali olduğunu savunuyor.
İtalya Serie A’da oynanan Cagliari-Juventus karşılaşmasının bitiş düdüğüyle birlikte saha kenarı adeta savaş alanına döndü. Juventus Teknik Direktörü Luciano Spalletti ile Cagliari Çalıştırıcısı Fabio Pisacane arasında yaşanan sert tartışma, maça damgasını vurdu. İki teknik adama da kırmızı kart çıkarken, yayıncı kuruluşun dudak okuma analizi gerilimin perde arkasını gözler önüne serdi.
Mücadelenin sona ermesinin ardından iki teknik adam saha kenarında karşı karşıya geldi. DAZN tarafından yapılan dudak okuma analizine göre gerginlik, Spalletti’nin rakip kulübeye yönelerek “Zaman geçirmekte de iyisiniz” demesiyle başladı. Pisacane’nin bu söze tepki vermesi üzerine iyice sinirlenen deneyimli çalıştırıcı Spalletti’nin, genç teknik adama “Tokatlarım seni!” diyerek tehdit savurduğu belirlendi.
Gerginliğin tırmanması üzerine Cagliari teknik ekibi araya girerek tarafları sakinleştirmeye çalıştı. Ancak Spalletti’nin tepkisini uzaktan da sürdürmesi üzerine mücadelenin hakemi Marcenaro, deneyimli teknik adama doğrudan kırmızı kart gösterdi. Hakem Marcenaro, tartışmanın diğer tarafı olan Fabio Pisacane’yi de kırmızı kartla cezalandırarak soyunma odasına gönderdi.
Maçın ardından açıklamalarda bulunan Luciano Spalletti, yaşanan olayı basite indirgeyerek “Onlara iyi oynadıklarını ve zaman geçirmeyi de bildiklerini söyledim. Sonrasında kırmızı kart çıktı ama her şey normal” ifadelerini kullandı.
Cagliari Teknik Direktörü Fabio Pisacane ise yaşananlardan üzüntü duyduğunu belirterek, “Her şey bir sarılmayla bitebilirdi. Juventus gibi bir devin 6. haftada Cagliari deplasmanında kazanamayacağı için bu kadar endişelenmesi ve gerilmesi aslında bizi gururlandırmalı” diyerek rakibine göndermede bulundu.
Kırmızı kart gören her iki teknik adamın da disiplin kuruluna sevk edildiği aktarıldı. Alınan kararlar doğrultusunda Spalletti’nin Juventus’un Lazio ile oynayacağı kritik maçta, Pisacane’nin ise Cagliari’nin Monza karşılaşmasında kulübedeki yerini alamayacağı belirtildi.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, gerçekleştirilen Asayiş Toplantısı’nın ardından okullarda alınacak yeni güvenlik önlemlerine ilişkin kritik açıklamalarda bulundu. Son dönemde yaşanan olayların ardından çocukların güvenliğini sağlamak amacıyla emniyet ve jandarma birimlerine yeni talimatlar verildiğini belirten Bakan Çiftçi, tedbirlerin kapsamlı bir şekilde artırıldığını duyurdu.
Okul güvenliğinde zamanlamanın önemine dikkat çeken İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, ihtiyaç duyulan okullarda güvenlik güçlerinin öğrenciler ders başı yapmadan önce sahada olacağını ifade etti. Emniyet ve Jandarma ekiplerinin, öğrencilerin geliş saatinden en az yarım saat önce görev yerlerinde hazır bulunacağı ve okul giriş-çıkış saatleri ile öğle aralarında denetimlerin yoğunlaştırılacağı açıklandı.

Alınan kararların sadece okul bahçeleriyle sınırlı kalmayacağını vurgulayan Bakan Çiftçi; okul çevreleri, ulaşım güzergahları, öğrenci servisleri, metruk binalar, parklar ve sosyal alanların da sıkı kontrol altında tutulacağını belirtti. Güvenlik ağının bütüncül bir anlayışla örüleceğini söyleyen Çiftçi, risk oluşturan her noktanın mercek altına alınacağını aktardı.
Çocukları tehdit edebilecek olumsuzluklara karşı sıfır tolerans ilkesiyle hareket edileceğini belirten Bakan Çiftçi; akran zorbalığı, şiddet olayları ve uyuşturucu tehlikesi gibi risklere karşı Emniyet ve Jandarma birimlerinin tam koordinasyon içinde çalışacağını dile getirdi. Tek bir evladın dahi güvenliğinin ihmal edilemeyeceğini belirten İçişleri Bakanı, önleyici tedbirlerin kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.