İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yürütülen ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran yolsuzluk soruşturması tamamlandı. Toplam 3 bin 900 sayfalık dev iddianame mahkemeye sunuldu. İddianamede, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu “çete lideri” olarak tanımlanırken, aralarında üst düzey yöneticilerin de bulunduğu 402 şüpheli isime yer verildi.
İddianamenin en çarpıcı detayı ise ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi’ni (CHP) doğrudan hedef alması oldu.

Soruşturmayı yürüten Savcılık, hazırladığı iddianame kapsamında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na, Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) Anayasa’nın 69. maddesi uyarınca temelli kapatma davası açılması yönünde resmi bildirimde bulundu.
Bu bildirim, parti hakkında kapatmaya kadar gidebilecek ciddi yaptırımların önünü açabilir. İddianamede bu durumun gerekçesi olarak kamu kaynaklarının usulsüz kullanımı ve seçim manipülasyonu iddiaları gösterildi.

7 bölümden oluşan iddianamenin giriş kısmında, suç örgütünün amacına yönelik dikkat çekici ifadeler kullanıldı. İddianamede, CHP’nin ele geçirilmesi ve sonrasında Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde örgüt liderinin aday gösterilmesi için fon oluşturulması hedefiyle hareket eden bir **”İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü”**nden bahsediliyor.
Savcılığın bildirim yazısında, suç gelirleriyle parti binası satın alınması, delegelerin iradesinin maddi menfaatlerle manipüle edilmesi gibi fiillerin “demokratik siyasi yaşamın meşruiyetini zedeleyen en ağır fiillerden biri” olduğu belirtildi.
Savcılık Tespiti: “Suçtan kaynaklanan gelirlerle partiye malvarlığı kazandırıldığı, suç gelirleri ile seçim çalışmaları yürütüldüğü ve bu fiillerin parti organları tarafından bilinçli, sistematik ve süreklilik arz edecek bir biçimde gerçekleştiği tespit edilmiştir.”

İddianamede yer alan bir diğer ciddi iddia ise seçmen kütük verileriyle ilgili. USOM raporuna dayandırılan tespitlere göre, 11.360.412 vatandaşın güncel yurt içi ve yurt dışı seçmen kütük verilerinin Cumhuriyet Halk Partisi tüzel kişiliğinden hukuka aykırı bir şekilde yayıldığı ve bu verilerle seçim çalışmalarının yürütüldüğü öne sürüldü.
Savcılık, bu fiilin “demokratik düzeni etkilemeye yönelik, sistematik ve süreklilik arz edecek” şekilde gerçekleştirildiğini belirterek, CHP hakkında Anayasa’nın 68 ve 69. maddeleri ile Siyasi Partiler Kanunu uyarınca işlem yapılması talebini yineledi.
CHP’ye kapatma davası açılmasının gerekçesi olarak gösterilen Anayasa’nın 69. maddesi, siyasi partilerin mali denetimini ve kapatılma süreçlerini düzenler. Maddenin ilgili fıkraları şunları içerir:
Siyasi partiler ticarî faaliyetlere girişemezler.
Gelir ve giderlerinin amaçlarına uygun olması gerekir.
Partilerin kapatılması, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının açacağı dava üzerine Anayasa Mahkemesince kesin olarak karara bağlanır.
Anayasa Mahkemesi, temelli kapatma yerine Devlet yardımından kısmen veya tamamen yoksun bırakılmasına da karar verebilir.
ASAYİS
21 saat önceGÜNDEM
21 saat önceASAYİS
2 gün önceGÜNDEM
2 gün önceGÜNDEM
2 gün önceDÜNYA
2 gün önceDÜNYA
3 gün önce
1
İzmir’de 126 kilo bonzai ele geçirildi
5028 kez okundu
2
Yeni Parti’den Mansur Yavaş ve Cumhurbaşkanlığı Adaylığı Açıklaması
4572 kez okundu
3
Ankara’da lityum fabrikasında sızıntı
4439 kez okundu
4
Yunanistan’da tatil yapan Hasan Cemal hastaneye kaldırıldı
4347 kez okundu
5
Ekrem İmamoğlu’nun Voleybolcu Sevgilisine Lüks Hediyeler İddiası
4231 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.