Bir zamanlar Avrupa’dan Amerika’ya ihracat yapan, Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşları arasında gösterilen dev üretim tesisi, içine düştüğü borç batağı ve hukuki krizler nedeniyle tamamen karanlığa gömüldü. Yıllık yüz binlerce ton çelik üretim kapasitesine sahip olan bu devasa işletmenin, günümüzde milyarlarca liralık borç yükü altında ezildiği ve üretim hatlarının yıllardır tamamen durduğu ortaya çıktı. Fabrikanın içinde bulunduğu bu dramatik durum, ekonomik çevrelerde ve sanayi sektöründe geniş yankı uyandırırken, tesisin geleceğine dair belirsizlikler de artmaya devam ediyor.
Fabrikanın sadece mali değil, aynı zamanda çok ciddi bir hukuki krizle de karşı karşıya olduğu resmi makamlarca doğrulandı. Bursa’da devam eden ağır ceza mahkemesindeki bir dosya kapsamında, tesisin bir suç örgütünün kontrolünde bulunan şirketler arasında yer aldığı belirtildi. Mahkemenin, suçtan elde edilen mal varlıklarına yönelik bir müsadere kararı verdiği, ancak yerel mahkeme tarafından alınan bu kararın henüz kesinleşmediği ve dosyanın Yargıtay sürecine taşınacağı aktarıldı. Uzun yıllar önce özelleştirme kapsamında satılan bu stratejik tesisin adının adli soruşturmalara karışması, mevcut krizin boyutunun sadece ekonomik olmadığını, arkasında derin bir hukuki süreç barındırdığını gösteriyor.

Bilirkişi raporlarından elde edilen çarpıcı veriler, fabrikanın iddia edilenin aksine çok uzun süredir tamamen kaderine terk edildiğini gözler önüne seriyor. Tesiste tam sekiz yıldır tek bir çivi dahi çakılmadığı ve hiçbir üretim faaliyetinin yürütülmediği netleşti. Daha da vahimi, biriken devasa borçlar nedeniyle fabrikanın elektriklerinin yaklaşık üç buçuk yıl önce tamamen kesildiği ve o günden beri tesise enerji verilmediği öğrenildi. Ağır bakımları yapılmadığı için altyapısı tamamen yıpranan ve çürümeye yüz tutan dev tesiste, şu an için üretimi başlatacak aktif bir ortamın bulunmadığı sinyalleri veriliyor.
Tesisin finansal tablosu incelendiğinde, ödenmeyen vergiler ve primler yüzünden adeta bir borç dağının oluştuğu görülüyor. İşletmenin yaklaşık yirmi yıldır Sosyal Güvenlik Kurumu primlerini ödemediği ve bu kalemde iki buçuk milyar liralık bir borç biriktiği açıklandı. Buna ek olarak iki buçuk milyar lira da vergi borcu bulunan fabrikanın toplam yükümlülüğü beş milyar lirayı bulmuş durumda. Fabrikanın daha fazla fiziki zarar görmemesi adına Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) geçici bir yönetim görevi üstlenmiş olsa da kurumun yasal olarak buraya yatırım yapma ya da üretimi kendi inisiyatifiyle yeniden başlatma yetkisi bulunmuyor. TMSF sadece mevcut durumu korumakla yetiniyor.

Kamuoyunda fabrikanın devlet eliyle yeniden işletilmesi yönünde güçlü talepler oluşsa da buranın özel sektöre ait bir mülk olması sebebiyle doğrudan bir devlet müdahalesi ya da borç silme formülü hukuken mümkün görünmüyor. Dev tesisin yeniden ayağa kaldırılabilmesi, paslanan makinelerin dönmesi ve bacaların tütebilmesi için bakım, onarım ve modernizasyon çalışmalarına harcanmak üzere en az elli milyon dolarlık taze bir sermaye girişine ihtiyaç duyuluyor. Süreç mahkemede devam ederken, bu ölçekteki bir yükün altına girebilecek güçlü ve sürdürülebilir bir yatırım modelinin oluşup oluşmayacağı ise henüz bilinmiyor.
GÜNDEM
4 gün önceASAYİS
4 gün önceGÜNDEM
4 gün önceDÜNYA
4 gün önceGÜNDEM
4 gün önceASAYİS
5 gün önceGÜNDEM
5 gün önce
1
Ankara’da lityum fabrikasında sızıntı
4440 kez okundu
2
Depremzede Leyla Altun, Yeni Evinde Erdoğan ve Aliyev’i Ağırladı
3290 kez okundu
3
Sektör Devlerine Büyük Operasyon! Merak Edilen Kararın Detayları Netleşti
2100 kez okundu
4
Eskişehir’de trafik tarihine geçen ceza: Polisten kaçtı, bedelini 350 bin TL ile ödedi!
1698 kez okundu
5
Milyonlarca Sürücüyü İlgilendiren Yeni Dönem Başladı: Prim Tavanı Dudak Uçuklattı
1535 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.