ABD ve İran arasında Pakistan topraklarında gerçekleştirilen ve tüm dünyanın nefesini tutarak takip ettiği 21 saatlik kritik diplomasi trafiği, beklenen ateşkes müjdesi yerine büyük bir hayal kırıklığıyla sonuçlandı. Washington yönetiminin “mümkün olan en iyi ve son teklif” olarak nitelediği paket, Tahran duvarına çarptı. Diplomatik kaynaklardan sızan bilgilere göre, barış umutlarını bir başka bahara bırakan ve bölgeyi yeniden ateş çemberine iten üç temel anlaşmazlık noktası bulunuyor.
Müzakerelerin başarısızlıkla sonuçlanmasının arkasında yatan ilk ve belki de en stratejik engel, küresel enerji koridorunun kalbi sayılan Hürmüz Boğazı oldu. ABD, dünya petrol trafiğinin güvenliği için boğazın tamamen denetime açılmasını ve askeri gerilimin sonlandırılmasını şart koşarken; İran, bu bölgeyi Batı’ya karşı en güçlü “stratejik kozu” olarak elinde tutmaya devam etmek istiyor. Tahran’ın boğaz üzerindeki hakimiyetinden taviz vermemesi, masadaki ilk büyük çatlağı oluşturdu.
İkinci büyük kriz ise nükleer başlıkta patlak verdi. İran’ın elinde bulunan yaklaşık 450 kilogram ağırlığındaki zenginleştirilmiş uranyumun akıbeti, tarafları birbirine düşürdü. Washington, nükleer silahlanma riskine karşı bu materyalin derhal imha edilmesini ya da ülke dışına çıkarılmasını talep etti. Ancak Tahran yönetimi, nükleer programını bir egemenlik meselesi olarak görerek bu talebi sert bir dille geri çevirdi.
Maddi talepler ise bardağı taşıran son damla oldu. Ekonomik ambargolar altında zor günler geçiren İran, yurt dışındaki bankalarda dondurulmuş halde bekleyen 27 milyar dolarlık varlığının derhal serbest bırakılmasını şart koştu. ABD tarafının bu talebi “aşırı” bularak reddetmesi, 21 saatlik maratonun somut bir sonuç alınamadan dağılmasına neden oldu.
Görüşmelerin ardından her iki başkentten de birbirini suçlayan açıklamalar gecikmedi. ABD’li yetkililer, sundukları teklifin barış için tarihi bir fırsat olduğunu savunurken, İran tarafı Washington’ı “gerçeklikten uzak ve dayatmacı bir tutum sergilemekle” itham etti. Masanın devrilmesiyle birlikte Orta Doğu’da askeri hareketliliğin yeniden artması ve enerji fiyatlarının bu belirsizlikten olumsuz etkilenmesi bekleniyor. Küresel piyasalar şimdi, diplomasinin yerini yeniden restleşmelere bıraktığı bu yeni dönemin sonuçlarını endişeyle bekliyor.
1
Ankara’da lityum fabrikasında sızıntı
4205 kez okundu
2
Depremzede Leyla Altun, Yeni Evinde Erdoğan ve Aliyev’i Ağırladı
3138 kez okundu
3
Almanya’da yolcu treni raydan çıktı: 3 ölü
1901 kez okundu
4
ABD’de Buz Hokeyi Maçında Katliam: Lise Müsabakasında Silah Sesleri Yükseldi
1561 kez okundu
5
Alex Honnold’dan Nefes Kesen Tırmanış! 508 Metrelik Gökdelene İpsiz Ulaştı
1414 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.