Orta Doğu, 28 Şubat’ta başlayan ABD-İsrail-İran hattındaki çatışmaların ardından tarihinin en kritik günlerinden birini yaşıyor. İsrail hükümeti, İran ile doğrudan savaşa evrilen sürecin ardından askeri kapasitesini en üst seviyeye çıkarma kararı aldı. The Times of Israel’in duyurduğu habere göre, Tel Aviv yönetimi tam 400 bin yedek askerin göreve çağrılmasına onay verdi. Operasyonel ihtiyaçlara göre esnetilebilecek olan bu devasa sayı, bölgede kapsamlı bir kara harekâtının kapıda olduğu sinyalini veriyor.
7 Ekim 2023’ten bu yana “acil durum emirleri” ile ordusunu diri tutan İsrail, en son 2025 sonunda 280 bin asker için onay almıştı. Ancak İran’ın Hürmüz Boğazı ve bölgedeki ABD üslerine yönelik karşı saldırıları, stratejiyi tamamen değiştirdi. İsrail ordusu, bu yeni hamlenin “savunma değil, olası senaryolara karşı caydırıcılık ve hazırlık” olduğunu savunsa da, 400 bin kişilik bir gücün silah altına alınması, Lübnan ve İran cephelerinde tansiyonu geri dönülemez bir noktaya taşıdı.
Diplomatik temaslar havada kalırken, ABD ordusu Orta Doğu’daki varlığını tahkim etmeye devam ediyor. Bölgedeki mevcut 50 bin askere ek olarak, binlerce deniz piyadesi ve paraşütçü birlik stratejik noktalara sevk edildi. ABD’nin özellikle İran’ın enerji can damarı olan Hark ve askeri üssü konumundaki Keşm adalarını hedef alabileceği iddiaları, küresel enerji piyasalarında da şok dalgası yarattı. Zırhlı araçlar ve savaş uçaklarıyla desteklenen bu birlikler, Tahran yönetimine yönelik baskıyı askeri sahada zirveye çıkarmış durumda.
Savaş tamtamları çalarken, İsrail medyasının sızdırdığı 15 maddelik bir anlaşma taslağı diplomatik kulisleri hareketlendirdi. İran’ın nükleer kapasitesinin tamamen ortadan kaldırılmasından, vekalet güçlerine verilen desteğin kesilmesine kadar ağır şartlar içeren taslak, Tahran için adeta bir “teslimiyet belgesi” niteliği taşıyor. İşte sızan taslağın en dikkat çeken maddeleri:
İran’ın nükleer zenginleştirme faaliyetlerinin tamamen yasaklanması ve mevcut uranyumun UAEA’ya teslimi.
Natanz, İsfahan ve Fordow’daki kritik tesislerin imha edilmesi.
Hürmüz Boğazı’nın uluslararası trafiğe kayıtsız şartsız açık tutulması.
Bölgedeki milis gruplara (Lübnan Hizbullahı, Husiler vb.) finansman desteğinin kesilmesi.
Karşılığında tüm yaptırımların kaldırılması ve sivil nükleer programa kısıtlı destek.
GÜNDEM
4 gün önceASAYİS
4 gün önceGÜNDEM
4 gün önceDÜNYA
4 gün önceGÜNDEM
4 gün önceASAYİS
5 gün önceGÜNDEM
5 gün önce
1
Ankara’da lityum fabrikasında sızıntı
4440 kez okundu
2
Depremzede Leyla Altun, Yeni Evinde Erdoğan ve Aliyev’i Ağırladı
3290 kez okundu
3
Almanya’da yolcu treni raydan çıktı: 3 ölü
1981 kez okundu
4
ABD’de Buz Hokeyi Maçında Katliam: Lise Müsabakasında Silah Sesleri Yükseldi
1658 kez okundu
5
Yeşil Sahalarda Görülmemiş Olay: Dünya Kupası’nda Tarihi Savaş Krizi Resmen Belgelendi!
1568 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.