Küresel siyasetin kalbi Ortadoğu’da, ABD-İsrail ekseni ile İran arasındaki gerilim geri dönülemez bir noktaya evriliyor. İran devlet televizyonundan yapılan son dakika açıklamasıyla Tahran yönetimi, Washington’a doğrudan “kara savaşı” meydan okumasında bulundu. ABD ordusunu “Hollywood ordusu” olarak nitelendiren İranlı yetkililer, yıllardır bu an için hazırlık yaptıklarını belirterek askeri bir yüzleşmeye hazır olduklarını ilan etti. Bu çıkış, bölgedeki hava saldırılarının ötesinde, çok daha büyük ve yıkıcı bir kara operasyonu ihtimalini dünya gündeminin ilk sırasına taşıdı.
İran askeri kaynaklarından gelen bilgiler, Tahran’ın sadece düzenli orduyla değil, devasa bir gönüllü kitlesiyle de savaşa hazırlandığını gösteriyor. Yapılan açıklamalarda, bir milyondan fazla eğitimli personelin olası bir kara harekâtı için organize edildiği vurgulandı. İran Ordusu Kara Kuvvetleri Komutanı Ali Cihanşahi, kara savaşının “düşman için daha tehlikeli ve maliyetli” olacağını belirterek, her türlü saldırı senaryosuna karşı hazırlıkların tamamlandığını ifade etti. Genç nüfusun Besic ve Devrim Muhafızları kayıt merkezlerine akın ettiği belirtilirken, İran’ın güney cephesinde “Amerikalılar için tarihi bir cehennem” yaratılacağı uyarısı yapıldı.
Gerilimin en stratejik noktası olan ve şu an kapalı tutulan Hürmüz Boğazı, küresel enerji piyasalarını tehdit etmeye devam ediyor. İranlı yetkililer, ABD’nin boğazı açmaya yönelik hamlelerini “intihar operasyonu” olarak tanımlarken, bu stratejiye karşı her türlü bedeli ödetmeye hazır olduklarını duyurdu. Enerji arzının can damarı olan boğazın kapalı kalması, petrol fiyatlarını 110 doların üzerine taşırken, olası bir çatışmanın küresel ekonomide telafisi mümkün olmayan bir çöküşe neden olabileceği değerlendiriliyor. İran, boğaz üzerindeki hakimiyetini bir savunma kalkanı olarak kullanmaya devam ediyor.
ABD’nin bölgedeki askeri varlığını artırması ve İsrail’in geniş çaplı operasyon hazırlıkları, diplomatik çözüm umutlarını giderek zayıflatıyor. Uzmanlar, İran’a yönelik bir kara harekâtının sadece iki ülke arasında kalmayacağını, tüm Ortadoğu’yu içine alacak bir bölgesel yangına dönüşeceğini öngörüyor. Karşılıklı sert söylemler ve askeri sevkiyatlar, 2026 yılının Mart ayı itibarıyla dünyayı büyük bir savaşın eşiğine getirmiş durumda. Tarafların masaya oturma ihtimali zayıflarken, “pişmanlık” ve “lanet” vurgulu açıklamalar gerilimin dozunu artırmaya devam ediyor.
GÜNDEM
3 gün önceASAYİS
3 gün önceGÜNDEM
3 gün önceDÜNYA
3 gün önceGÜNDEM
3 gün önceASAYİS
4 gün önceGÜNDEM
4 gün önce
1
Ankara’da lityum fabrikasında sızıntı
4439 kez okundu
2
Depremzede Leyla Altun, Yeni Evinde Erdoğan ve Aliyev’i Ağırladı
3290 kez okundu
3
Almanya’da yolcu treni raydan çıktı: 3 ölü
1980 kez okundu
4
ABD’de Buz Hokeyi Maçında Katliam: Lise Müsabakasında Silah Sesleri Yükseldi
1657 kez okundu
5
Yeşil Sahalarda Görülmemiş Olay: Dünya Kupası’nda Tarihi Savaş Krizi Resmen Belgelendi!
1568 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.