ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da düzenlediği basın toplantısında dünya gündemine bomba gibi düşen dış politika açıklamalarına imza attı. İran ile yaşanan ağır askeri gerilimlere ve düzenlenen operasyonlara rağmen diplomasi kapısını sonuna kadar açan Trump, Tahran’ın yeni dini lideri hakkında ezber bozan ifadeler kullandı. Küba yaptırımlarından Lübnan’daki barış sürecine kadar pek çok kritik başlıkta net mesajlar veren ABD Başkanı, eski yönetimleri de sert bir dille hedef aldı.
Geçtiğimiz süreçte düzenlenen “Epik Öfke Operasyonu” ile ailesini kaybeden İran’ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney hakkında konuşan Trump, uluslararası kamuoyunu şaşırtan bir değerlendirmede bulundu. Hamaney için “Muhtemelen bir profesyonel” ifadesini kullanan ABD Başkanı, olası bir görüşmeye yeşil ışık yaktı.
Görüşme ihtimaline dair açık kapı bırakan Trump, “Eğer bir anlaşmaya varırsak, onunla görüşmem mümkün olabilir. Buna sıcak bakarım. Bazı çevrelerde aslında çok iyi bir itibarı var. Bazı insanlar onun hakkında kötü şeyler söylüyor, ama benim hakkımda da birçok insan kötü şeyler söylüyor; tabii ki bunlar tamamen yalan. Ayetullah ile görüşmek istemiyorum ama eğer onunla görüşseydim, bundan onur duyardım ve ona saygılı olurdum” diyerek diplomatik bir strateji yürüttüğünün sinyalini verdi. Trump ayrıca, eski başkanlar Joe Biden ve Barack Obama’yı sert bir dille eleştirerek, uyguladıkları politikalarla İran’ı nükleer silaha sahip olmaya teşvik etmekle suçladı.
ABD’nin dış politika önceliklerinde bir sonraki rotayı açıkça ilan eden Donald Trump, Küba halkına ve yönetimine yönelik planlarını paylaştı. Dış politikada adım adım ilerlemeyi tercih ettiğini vurgulayan Trump, “Bir seferde bir şey yapmayı severim. İran’dan sonra Küba’ya bakacağız” diyerek yeni yaptırım veya hamlelerin sinyalini verdi.
Bir gazetecinin “Küba’ya uyguladığınız yaptırımlar, rejimin çöküşünü hızlandırmak için mi tasarlandı?” şeklindeki sorusunu da yanıtlayan Trump, amacın rejim yıkmak olmadığını iddia etti. Trump, “Hayır, biz sadece halkını doyurabilecek, düzgün yönetilen bir ülke olmalarını istiyoruz” diyerek Washington’ın Küba politikasının arkasındaki gerekçeyi savundu.
Orta Doğu’daki sıcak gelişmelere ve Lübnan’daki insani krize de değinen ABD Başkanı, bölgedeki ateşkes ve barış arayışları hakkında diplomatik teamüllerin dışına çıkan bir üslup kullandı. Lübnan’ın yıllardır ağır saldırılar altında ezildiğini belirten Trump, bölgedeki aktörlerle bizzat temasta olduğunu açıkladı.
Lübnan halkının artık huzura kavuşması gerektiğini söyleyen Trump, “Lübnan her zaman bir ezik gibi. Onların artık barışa kavuşması gerçekten harika olurdu. Bu konuyu hem İsrail Başbakanı Bibi Netanyahu hem de Hizbullah ile bizzat konuştum” ifadelerini kullanarak Washington’ın bölgedeki perde arkası diplomatik temaslarını ilk ağızdan itiraf etmiş oldu.
ASAYİS
22 saat önceGÜNDEM
22 saat önceASAYİS
2 gün önceGÜNDEM
2 gün önceGÜNDEM
2 gün önceDÜNYA
2 gün önceDÜNYA
3 gün önce
1
Ankara’da lityum fabrikasında sızıntı
4439 kez okundu
2
Depremzede Leyla Altun, Yeni Evinde Erdoğan ve Aliyev’i Ağırladı
3289 kez okundu
3
Almanya’da yolcu treni raydan çıktı: 3 ölü
1979 kez okundu
4
ABD’de Buz Hokeyi Maçında Katliam: Lise Müsabakasında Silah Sesleri Yükseldi
1656 kez okundu
5
Yeşil Sahalarda Görülmemiş Olay: Dünya Kupası’nda Tarihi Savaş Krizi Resmen Belgelendi!
1568 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.