Türkiye’nin gündemindeki en kritik düzenlemelerden biri olan “Terörsüz Türkiye” sürecinde yasal altyapı çalışmalarında sona yaklaşıldı. Terör örgütünün tasfiyesi ve silah bırakan örgüt mensuplarının ülkeye dönüş şartlarını belirleyecek olan “çerçeve yasa” taslağının detayları netleşmeye başladı. Bayram sonrasında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) grubu bulunan diğer siyasi partilere sunulması planlanan bu tarihi düzenleme, oyalama taktiklerinin önüne geçmek için çok sıkı güvenlik ve zaman bariyerleri içeriyor.
Hukukçu kurmaylar tarafından titizlikle yürütülen çalışmalarda, sürecin istismar edilmesini engellemek adına adeta zamanla yarışılacak bir model üzerinde duruluyor. Sahadan gelen anlık istihbarat raporları ve hukuki metinlerin birleştirilmesiyle oluşturulan taslak, sürecin hem hızlı hem de şeffaf bir şekilde yönetilmesini amaçlıyor.
Yasa teklifi Meclis genel kuruluna gelmeden önce, sahadaki teknik ve istihbari çalışmaların büyük oranda tamamlanması hedefleniyor. Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgilere göre, terör örgütünün elinde bulunan silahların türü, miktarı ve konumuna dair kapsamlı bir envanter çalışması yapılıyor. Bir nevi silah dökümünün çıkarıldığı bu stratejik hamle, sadece mühimmatı kontrol altına almayı değil, aynı zamanda dağdan inerek Türkiye’ye teslim olması beklenen örgüt mensuplarının net sayılarını öngörmeyi de sağlıyor. Sahadaki bu nokta atışı tespitler, yasal prosedürlerin ne kadar büyük bir kitleyi kapsayacağını doğrudan belirleyecek.
Hazırlanan kanun teklifinin en dikkat çekici maddelerinden birini, Türkiye’ye dönüş yapacak kişiler için getirilecek olan zaman kısıtlaması oluşturuyor. Örgütün süreci uzatmak, zaman kazanmak ya da oyalama taktiklerine başvurmak istemesi ihtimaline karşı yasa taslağına katı süre sınırları ekleniyor. İlk etapta silah bırakanların ülkeye giriş yapabilmesi için bir ya da en fazla iki aylık bir süre tanınması planlanıyor.
Bu süre zarfında örgütten kopuşların ve Türkiye’ye girişlerin yoğunluğu yakından takip edilecek. Eğer girişlerin dinamik bir şekilde devam ettiği gözlemlenirse, kapıların açık kalma süresi esnetilebilecek. Ancak teslim olanların sayısı sınırlı kalır ve sürecin sabote edildiği anlaşılırsa, tanınan süre kesinlikle uzatılmayarak kapılar tamamen kapatılacak. Süre bittikten sonra geride kalan unsurlara yönelik ise devletin ilgili mekanizmaları ve güvenlik güçleri yasal çerçevede gereken adımları eksiksiz atacak.
Sürecin işleyişi sırasında ortaya çıkabilecek yeni gelişmelere göre takvimi güncelleme yetkisinin kime verileceği de taslakta netleştiriliyor. Dönüş trafiğinin seyrine göre iki aylık ana süreyi uzatma yetkisinin doğrudan Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne ya da Cumhurbaşkanlığı makamına devredilmesi öngörülüyor. Bu sayede sahada yaşanacak anlık değişimlere karşı devlet reflekssiz kalmayacak ve hızlı kararlar alınabilecek. Öte yandan, “Terörsüz Türkiye” vizyonunu içeren bu tarihi çerçeve yasanın sahada, hukuki boyutta ve sosyal entegrasyon süreçlerinde tümüyle tamamlanması için toplamda üç yıllık bir nihai geçiş süreci planlanıyor.
GÜNDEM
5 gün önceASAYİS
5 gün önceGÜNDEM
5 gün önceDÜNYA
5 gün önceGÜNDEM
5 gün önceASAYİS
6 gün önceGÜNDEM
6 gün önce
1
İzmir’de 126 kilo bonzai ele geçirildi
5031 kez okundu
2
Yeni Parti’den Mansur Yavaş ve Cumhurbaşkanlığı Adaylığı Açıklaması
4576 kez okundu
3
Ankara’da lityum fabrikasında sızıntı
4443 kez okundu
4
Yunanistan’da tatil yapan Hasan Cemal hastaneye kaldırıldı
4350 kez okundu
5
Ekrem İmamoğlu’nun Voleybolcu Sevgilisine Lüks Hediyeler İddiası
4234 kez okundu