Orta Doğu’da 28 Şubat’ta başlayan ve giderek tırmanan ABD-İsrail-İran Savaşı, 13. gününde yeni bir stratejik hedef tartışmasıyla gündeme geldi. ABD basınında yer alan iddialara göre Washington yönetimi, İran’ın petrol ihracatının büyük bölümünün gerçekleştirildiği Hark Adası için “abluka, saldırı veya ele geçirme” seçeneklerini değerlendiriyor.
Basra Körfezi’nde yer alan ve İran’ın enerji ihracatının merkezi olarak bilinen ada, olası bir operasyon durumunda savaşın seyrini değiştirebilecek kritik bir nokta olarak görülüyor. Uzmanlara göre bu tür bir hamle yalnızca İran’ın petrol gelirlerini değil, küresel enerji piyasalarını da doğrudan etkileyebilir.
İran’ın Buşehr eyaleti açıklarında bulunan Hark Adası, yaklaşık 21 kilometrekarelik yüzölçümüne sahip küçük bir ada olmasına rağmen ülkenin petrol ihracatının ana merkezi konumunda bulunuyor. İran ana karasına yaklaşık 30 kilometre uzaklıkta yer alan adada petrol üretimi yapılmuyor. Ancak İran’ın kara ve deniz sahalarındaki büyük petrol rezervlerinden çıkarılan ham petrol, deniz altı boru hatlarıyla buradaki terminallere taşınıyor.
Bu hatlar arasında Ebu Zer Petrol Sahası, Furuzan Petrol Sahası ve Durud Petrol Sahası gibi önemli üretim alanları yer alıyor. Bu sahalardan gelen ham petrol, adadaki dev depolama tanklarında biriktirildikten sonra dev petrol tankerlerine yüklenerek başta Asya ülkeleri olmak üzere dünya pazarlarına sevk ediliyor.
İran petrolünün en büyük alıcıları arasında ise özellikle Çin öne çıkıyor.
Normal şartlarda Hark Adası üzerinden yılda yaklaşık 950 milyon varil petrol ihracatı gerçekleştirilebiliyor. Adadaki tesislerin toplam depolama kapasitesi yaklaşık 28 milyon varil, günlük yükleme kapasitesi ise 7 milyon varile kadar çıkabiliyor. Ancak ABD’nin uyguladığı yaptırımlar nedeniyle İran’ın fiili petrol ihracatı son yıllarda ortalama 1,6 milyon varil civarında seyrediyor.
Hark Adası’nı stratejik açıdan önemli kılan en önemli unsur, doğal bir derin su limanına sahip olması. İran ana karasının Basra Körfezi kıyılarının önemli bölümünde deniz sığ olduğu için dev petrol tankerlerinin yanaşması zorlaşırken, adanın çevresindeki derin sular büyük tankerlerin güvenli şekilde yükleme yapmasına imkan sağlıyor.
Bu özellik, Basra Körfezi üzerinden yapılan enerji ticaretinde Hark Adası’nı vazgeçilmez bir lojistik merkez haline getiriyor. Aynı zamanda ada, sıkı güvenlik önlemleri nedeniyle İran’da “yasak ada” olarak da anılıyor.
Adada yaklaşık 8 bin 200 kişilik bir nüfus bulunuyor. Ancak yabancıların, turistlerin veya yeni çalışanların adaya giriş yapabilmesi için resmi izin gerekiyor.
ABD merkezli medya kuruluşlarında son günlerde yer alan haberlerde, Washington yönetiminin İran’ın petrol gelirlerini hedef alabilecek senaryolar üzerinde çalıştığı ileri sürüldü.
Özellikle gazeteci Barak Ravid, Axios’ta yayımlanan haberinde ABD yönetiminin Hark Adası’nı ele geçirme seçeneğini tartıştığını iddia etti.
Haberde adı açıklanmayan kaynaklara göre ABD’li yetkililer, adanın kontrol altına alınmasının İran’ın petrol ihracatını ciddi biçimde sekteye uğratabileceğini ve Tahran yönetimi üzerinde büyük ekonomik baskı oluşturabileceğini düşünüyor.
Bununla birlikte Washington yönetimi içinde de bu tür bir operasyonun riskleri konusunda farklı görüşler bulunduğu belirtiliyor.
Uzmanlara göre Hark Adası’na yönelik olası bir saldırı ya da abluka girişimi yalnızca İran ekonomisini değil, küresel enerji piyasalarını da doğrudan etkileyebilir.
Çünkü bölgedeki petrol sevkiyatının büyük bölümü Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştiriliyor. İran’ın bu boğazdaki geçişleri kısıtlaması ise dünya petrol arzını ciddi şekilde daraltabilecek bir gelişme olarak görülüyor.
ABD ve İsrail saldırılarının ardından İran’ın boğazdaki deniz trafiğini kısıtlaması, petrol fiyatlarında hızlı yükseliş riskini artırmış durumda.
İran yönetimi ise enerji altyapısına yönelik olası saldırılara sert karşılık verileceğini daha önce birçok kez dile getirdi. Tahran yönetimi, Hark Adası veya benzer stratejik tesislere yapılacak bir saldırıya karşı yalnızca bölgesel hedeflerle değil, geniş çaplı füze ve hava operasyonlarıyla karşılık verebileceğini açıklamıştı.
Öte yandan askeri uzmanlar, ABD güçlerinin İran ana karasına bu kadar yakın bir noktada yer alan Hark Adası’nı nasıl ele geçirebileceği sorusunun da ciddi bir tartışma konusu olduğunu belirtiyor.
Olası bir operasyonun yalnızca İran ile ABD arasında değil, tüm Orta Doğu’da daha geniş bir çatışma riskini tetikleyebileceği değerlendiriliyor.
1
Ankara’da lityum fabrikasında sızıntı
4222 kez okundu
2
Depremzede Leyla Altun, Yeni Evinde Erdoğan ve Aliyev’i Ağırladı
3152 kez okundu
3
Almanya’da yolcu treni raydan çıktı: 3 ölü
1910 kez okundu
4
ABD’de Buz Hokeyi Maçında Katliam: Lise Müsabakasında Silah Sesleri Yükseldi
1573 kez okundu
5
Alex Honnold’dan Nefes Kesen Tırmanış! 508 Metrelik Gökdelene İpsiz Ulaştı
1428 kez okundu