Bursa’da barajların sıfır noktasına inmesinin ardından bir kötü haber de İzmir’den geldi. Kentin en büyük içme suyu kaynağı olan Tahtalı Barajı’nda doluluk oranı yüzde 1,54 seviyesine kadar geriledi. Toplam 300 milyon metreküp aktif hacmi bulunan barajda sadece 4 milyon metreküp su kalması, şehrin su yönetimini zorlu bir sürece soktu. Uzmanlar, bu ay sonunda barajdaki su seviyesinin yüzde 1’in altına düşebileceğini öngörüyor.
Barajlardaki suyun tükenmesiyle birlikte İzmir, ihtiyacını karşılamak için yer altı kaynaklarına yöneldi. Ancak kentin halihazırda su ihtiyacının yüzde 50’den fazlasını yer altından karşılıyor olması, bu kaynakların da tükenme riskini doğurdu. Kuyuların 300 metrenin altına inmesi, binlerce yıl önce biriken rezerv suların hızla harcanmasına neden oluyor. Ankara ve İstanbul gibi illerde yer altı suları acil durum rezervi olarak korunurken, İzmir’de bu kaynakların ana kaynak olarak kullanılması büyük bir risk teşkil ediyor.

Bursa’da 1 Ekim’den bu yana devam eden 12 saatlik planlı su kesintileri, halkı susuzlukla karşı karşıya bıraktı. Nilüfer Barajı’nın tamamen kuruması ve Doğancı Barajı’ndaki sert düşüşle birlikte baraj doluluk ortalaması yüzde 0,0 olarak ölçüldü. Şehrin büyük bir kısmına su sağlayan bu kaynakların kuruması, yerel yönetimin kuraklığa karşı yeterli önlem almadığı eleştirilerini de beraberinde getirdi.

Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, su krizinin sadece içme suyuyla sınırlı kalmayacağını, tarımsal üretimin de büyük bir darbe alacağını vurguladı. Yaşar, Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi’nden denize bırakılan günlük 600 bin metreküp gri suyun acilen arıtılarak tarımda kullanılması gerektiğini savundu. Yer altı sularının dolmasının onlarca yıl sürdüğüne dikkat çeken uzmanlar, İzmir’de gece uygulanan su kesintilerinin süresinin artırılmasını ve su yönetiminde radikal kararlar alınmasını öneriyor.

Türkiye’de kişi başı su potansiyeli bin 340 metreküp iken, İzmir’de bu rakamın 600 metreküpe kadar düşmesi kenti “su fakirinin de fakiri” kategorisine sokuyor. Barajların dolması için birkaç yıl yeterli olabilirken, yer altındaki su tabakalarının (akifer) eski seviyesine gelmesi 20 ile 30 yıl arasında bir zaman gerektiriyor. Bu tablo, su tasarrufunun ve sürdürülebilir su politikalarının bir seçenek değil, zorunluluk olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.
GÜNDEM
Az önceASAYİS
Az önceGÜNDEM
Az önceDÜNYA
Az önceGÜNDEM
Az önceASAYİS
1 gün önceGÜNDEM
1 gün önce
1
İzmir’de 126 kilo bonzai ele geçirildi
5028 kez okundu
2
Yeni Parti’den Mansur Yavaş ve Cumhurbaşkanlığı Adaylığı Açıklaması
4572 kez okundu
3
Ankara’da lityum fabrikasında sızıntı
4439 kez okundu
4
Yunanistan’da tatil yapan Hasan Cemal hastaneye kaldırıldı
4347 kez okundu
5
Ekrem İmamoğlu’nun Voleybolcu Sevgilisine Lüks Hediyeler İddiası
4231 kez okundu