İran’a yönelik başlatılan askeri harekat, ABD sınırları içerisinde daha önce eşi benzeri görülmemiş bir tartışmanın fitilini ateşledi. Operasyon bölgelerinden gelen acı haberler, onlarca Amerikan askerinin hayatını kaybettiğini ortaya koyarken, aynı süreçte İsrail’deki kayıpların sembolik düzeyde kalması Amerikan kamuoyunda büyük bir öfke dalgasına yol açtı. Beyaz Saray önünde toplanan kalabalıklar ve sosyal medya mecraları, “Biz kimin için savaşıyoruz?” sorusuyla çalkalanırken, Trump yönetimi eleştirilerin odağına yerleşti.
Savaşın ilk bilançosu açıklandığında, ABD tarafındaki kaybın İsrail’e oranla çok daha ağır olması bardağı taşıran son damla oldu. Resmi verilere göre onlarca ABD askeri yaşamını yitirirken, İsrail cephesinde sadece 4 asker ve 2 sivilin hayatını kaybettiği bildirildi. Bu dengesiz tabloya, sosyal medyada hızla yayılan bir video eklenince tepkiler çığ gibi büyüdü. İsrail’deki sığınaklarda müzik eşliğinde eğlenen grupların görüntüleri, kendi evlatlarını toprağa veren Amerikalı aileler arasında “Amerikan askeri İsrail için kalkan mı oluyor?” tartışmasını başlattı.
Seçim döneminde “Önce Amerika” (America First) sloganıyla dış müdahaleleri azaltma sözü veren Donald Trump, şimdi kendi silahıyla vuruluyor. Siyasi analistler ve muhalif çevreler, Washington’un Tel Aviv’e verdiği koşulsuz desteğin ABD’yi doğrudan ve kontrolsüz bir savaşın tarafı haline getirdiğini savunuyor. Amerikan bütçesinin ve askeri gücünün Orta Doğu’daki çatışmalarda bu denli fütursuzca harcanması, Trump’ın muhafazakar tabanında bile çatlaklar oluşmasına neden oldu. Cumhuriyetçi seçmenlerin bir kısmı, ülke ekonomisi ve güvenliğinin başka bir devlet için riske atılmasını yüksek sesle eleştirmeye başladı.
Washington koridorlarında ve halk arasında yükselen en büyük korku, ABD’nin bölgede kalıcı ve sonu gelmez bir bataklığa çekilmesi. Halk, diplomatik yolların neden zorlanmadığını ve Amerikan gençlerinin neden ön saflarda yer aldığını sorgularken, Trump yönetiminin bu sorulara vereceği yanıt büyük bir merakla bekleniyor. Sosyal medyada başlatılan imza kampanyaları ve protesto çağrıları, Beyaz Saray’ın dış politika stratejisini yeniden gözden geçirmesi için üzerinde devasa bir baskı oluşturuyor.
GÜNDEM
Az önceASAYİS
Az önceGÜNDEM
Az önceDÜNYA
Az önceGÜNDEM
Az önceASAYİS
24 saat önceGÜNDEM
24 saat önce
1
Ankara’da lityum fabrikasında sızıntı
4439 kez okundu
2
Depremzede Leyla Altun, Yeni Evinde Erdoğan ve Aliyev’i Ağırladı
3289 kez okundu
3
Almanya’da yolcu treni raydan çıktı: 3 ölü
1980 kez okundu
4
ABD’de Buz Hokeyi Maçında Katliam: Lise Müsabakasında Silah Sesleri Yükseldi
1656 kez okundu
5
Yeşil Sahalarda Görülmemiş Olay: Dünya Kupası’nda Tarihi Savaş Krizi Resmen Belgelendi!
1568 kez okundu