Tarihin Akışını Değiştiren İrade: Çanakkale Ruhu 111 Yaşında

Çanakkale Zaferi'nin 111. yılında imkansızın nasıl başarıldığını anlatan duygu yüklü köşe yazımız. Şehitlerimizin aziz hatırasına saygıyla.

Bugün, aradan geçen 111 yıla rağmen kalbimizde ilk günkü kadar canlı, ilk günkü kadar derin bir iz bırakan bir destanın yıl dönümündeyiz. 18 Mart 1915… Bu tarih yalnızca bir askeri zaferin kaydı değildir; bir milletin kaderini yeniden yazdığı, imkânsızın iradeyle mümkün kılındığı bir dönüm noktasıdır. Çanakkale, yokluk içinde var olmanın, tükenişten dirilişe yürüyüşün adıdır.

O gün, dünyanın en güçlü donanmaları Çanakkale Boğazı’nı geçmek üzere harekete geçtiğinde, karşılarında sadece bir ordu değil, bir milletin sarsılmaz inancı vardı. Modern silahlar, çelik zırhlılar ve üstün teknolojiye karşı; yüreğini vatan sevgisiyle kuşanmış Anadolu insanı durdu. Cephanesi sınırlıydı belki ama inancı sonsuzdu. O inanç, denizin derinliklerine gömülen düşman gemileriyle birlikte tarihe bir gerçeği kazıdı: Bu topraklar teslim alınamaz.

Çanakkale’nin en ağır yüklerinden biri ise hiç şüphesiz kaybedilen bir neslin hüznüdür. Daha hayatın baharında olan gençler, sıralarını bırakıp siperlere koştu. Tıbbiyeliler mezun olamadı, liseliler diplomalarını alamadı. Bir millet, geleceğini cephelerde toprağa verdi ama bağımsızlığından vazgeçmedi. Çünkü o gençler, yaşamak için değil; yaşatmak için savaştı.

Bu destanın satır aralarında bir isim özellikle öne çıkar: Mustafa Kemal Atatürk. Onun “Size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum” sözü, yalnızca bir askeri taktik değil, bir milletin kaderini değiştiren bir irade beyanıdır. Anafartalar’da, Conkbayırı’nda yazılan bu direniş; ileride verilecek Kurtuluş Savaşı’nın da ilk kıvılcımı olmuştur.

Bugün bize düşen, Çanakkale’yi sadece anmak değil, anlamaktır. O ruhu sadece törenlerde değil, hayatın her alanında yaşatmaktır. Bilimde, üretimde, teknolojide ve birlik içinde gösterdiğimiz her çaba, aslında o siperlerde verilen mücadelenin bugünkü karşılığıdır.

Çanakkale, geçmişte kalmış bir zafer değil; her neslin yeniden hatırlaması gereken bir bilinçtir. Çünkü o gün kazanılan sadece bir savaş değil, bir milletin onuru ve geleceğidir.

Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, vatan uğruna can veren tüm kahramanlarımızı rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz. Onların emaneti, bu topraklarda sonsuza dek yaşamaya devam edecektir.
Benzer Videolar