Tıp Tarihinde Nadir Vaka: Böbrek Nakliyle Birlikte Gelen Ölümcül Kuduz Virüsü
Böbrek nakli olan hasta, organ donöründen geçen kuduz virüsü nedeniyle hayatını kaybetti. Sebebi: Kokarca saldırısı.
ABD'nin Michigan eyaletinde yaşanan ve ABD Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri (CDC) tarafından kayıtlara geçirilen olay, tıbbi literatüre "son derece ender" bir vaka olarak geçti. Böbrek nakli yapılan bir hasta, nakledilen organ aracılığıyla kaptığı kuduz virüsü yüzünden hayatını kaybetti. Olayın kaynağında ise, organ donörünün daha önce yaşadığı bir kokarca saldırısı yer alıyor.
Donörün Öyküsü: Kokarca Saldırısı ve Enfeksiyon
Raporlara göre, vefat eden hastaya organ bağışında bulunan donörün tıbbi geçmişi incelendi. Donörün, organ bağışından birkaç ay önce yavru bir kediyi korumaya çalışırken bir kokarca ile boğuştuğu ve bacağında kanayan bir yara oluştuğu tespit edildi.
Donördeki Belirtiler: Kokarca ile temasından yaklaşık beş hafta sonra donörde yutma güçlüğü, halüsinasyonlar ve yürüme bozukluğu gibi nörolojik semptomlar gelişti.
Beyin Ölümü: Evinde bilinci kapalı bulunan donör, hastaneye kaldırıldı ancak kısa süre sonra beyin ölümü gerçekleşti. Ailesinin onayıyla organları bağışlandı.
Nakil Sonrası Gelişen Kuduz Faciası
Michiganlı hasta, Aralık 2024'te Ohio'da böbrek nakli ameliyatı oldu. Ancak operasyondan yaklaşık beş hafta sonra hastada titreme, bacaklarda güçsüzlük, bilinç bulanıklığı ve idrar kaçırma gibi kuduz belirtileri ortaya çıktı.
Hastaneye kaldırılan ve solunum cihazına bağlanan hasta, kısa bir süre sonra hayatını kaybetti. Yapılan otopsi ve detaylı laboratuvar incelemeleri, ölüm nedeninin kuduz olduğunu doğruladı.
CDC Uyarısı: Dördüncü Transplant Kaynaklı Vaka
CDC raporuna göre, böbrek dokusundan alınan biyopsilerde yarasa kaynaklı bir kuduz virüsü suşu tespit edildi. Bu durum, donörün kokarcadan kaptığı virüsün genetik yapısının yarasa suşuyla benzer olduğunu gösteriyor.
Bu trajik olay, ABD tarihindeki dördüncü transplant kaynaklı kuduz vakası olarak kayıtlara geçti. CDC, bu tür ender vakaların organ bağışı sisteminin genel güvenilirliğini etkilemediğini, ancak donör taramalarında nörolojik semptomların dikkatle incelenmesi gerektiğini vurguladı.