Şebinkarahisar kahverengi kokarca istilasıyla mücadele ediyor. Sonbahar aylarının gelmesiyle birlikte, barınmak için sıcak yer arayan bu istilacı tür, ilçedeki binaların dış cephelerinde ve balkonlarında yoğun şekilde görülmeye başladı. Vatandaşlar, özellikle akşam saatlerinde pencerelere üşüşen ve
kötü kokusuyla rahatsızlık veren bu böceklerden dolayı pencerelerini kapalı tutmak zorunda kalıyor.
Uzmanlar Uyarıyor: Tarıma Zarar Verebilir
Uzmanlar, kış aylarına girerken kahverengi kokarcanın evlerin duvar boşlukları, pencere kenarları ve çatı araları gibi kuytu yerlere sığınma eğiliminde olduğunu belirtiyor. Böcek, insana doğrudan zarar vermemekle birlikte, sayılarının aşırı artması durumunda
tarım ürünlerinde ciddi zararlar oluşturabileceği konusunda uyarı yapılıyor.
Tarım ve Orman Müdürlüğü yetkilileri, böcekleri gören vatandaşların panik yapmamaları gerektiğini; ancak popülasyonun kontrolsüzce artması halinde mutlaka müdürlüğe bilgi verilmesini önemle tavsiye ediyor.
Kanatlı Kuşların Katli Durdurulmalı: Av Yasağı Çağrısı
Haberde dikkat çekilen bir diğer önemli nokta ise, zararlı böceklerle mücadele konusunda doğal çözümlere odaklanılması gerektiği. Vatandaşlar,
kene ve kokarca gibi zararlı türlerin çoğalmaya devam ettiği bir dönemde, bu böceklerle mücadelede etkili olan
kanatlı kuşların avlanmasının durdurulması çağrısında bulunuyor.
İlgili il ve ilçe yöneticilerine, av sezonunun açılmasıyla birlikte bu tür faydalı kuşların korunması amacıyla
ivedilikle avlanma yasağı getirilmesi gerektiği belirtildi. Yasağın, zararlı böcek popülasyonunu kontrol altında tutmaya az da olsa katkı sağlayacağı düşünülüyor.
Yapılması Gerekenler ve Uyarılar
Yetkililer, kahverengi kokarca ile mücadele için vatandaşlara şu önerilerde bulunuyor:
Evde görülen böcekleri
ezmeden dışarı çıkarmaya çalışın (ezildiğinde kötü koku yayar).
Pencere ve kapı aralıklarını, içeri sığınmalarını engellemek için kapatın.
Depo ve çatı aralarını böceklerin kışlama alanı olmaması için düzenli kontrol edin.
Özellikle kene kaynaklı can kayıplarının her geçen yıl arttığı resmi kayıtlarla sabitken, zararlı türlerle mücadele konusunda doğal dengenin korunmasının hayati öneme sahip olduğu vurgulanıyor.