“Tarih boyunca nice zorlukları, omuz omuza vererek aşan bir milletiz. Bizi biz yapan en güçlü bağ, birlik ve beraberliğimizdir.”
Bir milletin en güçlü silahı ne ordusu ne de ekonomisidir. Asıl güç, milletin kalbinde yatan birlik ve beraberlik duygusudur. Tarih boyunca Türk milleti, bu duyguyu koruyarak nice zorlukların üstesinden gelmiş, küllerinden yeniden doğmayı başarmıştır.
Milli birlik ve beraberlik, ortak bir hedef etrafında kenetlenmektir. Bu hedef bazen bağımsızlık, bazen vatan savunması, bazen de medeniyet yolunda ilerlemek olmuştur. Kurtuluş Savaşı’nda cephede omuz omuza çarpışan asker ile cephe gerisinde ekmeğini bölüşen Anadolu kadınının dayanışması, bunun en güzel örneklerindendir.
Bugün de aynı ruh ve inançla hareket etmeliyiz. Farklı düşüncelere, dillere, kültürlere sahip olabiliriz; ama hepimiz bu vatanın evlatlarıyız. Fikir ayrılıkları olabilir, hatta olmalıdır da. Ancak bu ayrılıkların, bizleri bölmesine asla izin vermemeliyiz. Zira farklılıklar, doğru yönetildiğinde zenginliktir.
Dış güçlerin, milletlerin iç birliklerini bozarak hedeflerine ulaştığı bir dünyada yaşıyoruz. Bizim en büyük silahımız, kardeşlik bağlarımızı daha da güçlendirmek olmalıdır. Unutmayalım ki; bir duvarın tuğlaları ne kadar sağlam bir şekilde birbirine kenetlenirse, o duvar yıkılmaz. Türkiye Cumhuriyeti de tıpkı böyle bir duvardır. Asla ve asla yıkılamaz!!!
Atalarımızın bize bıraktığı bu kutsal mirası korumak, gelecek nesillere daha güçlü bir şekilde devretmek hepimizin sorumluluğudur. Birlik ve beraberlik, sadece zor günlerde hatırlanacak bir değer değil, her an yaşatılması gereken bir erdemdir. Çünkü biz birlikte güçlüyüz, birlikte varız!