İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde (İBB) yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında dikkat çeken yeni gelişmeler yaşanıyor. Hakkında tutuklama kararı verilen İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile ilgili yürütülen soruşturmada, belediyenin iştirak şirketlerinden sorumlu üst düzey isim Ertan Yıldız'ın itirafçı olduğu ortaya çıktı.
Kamuoyunda “İmamoğlu’nun kasası” olarak bilinen Yıldız’ın, savcılığa sunduğu dilekçeyle etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediği bildirildi. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Avukat Serdar Tokdemir, Yıldız’ın ifadelerinin hem hukuki hem siyasi sonuçlar doğurabileceğini belirtti.
Etkin Pişmanlık ve Örtülü Talimat Vurgusu
Yıldız’ın dilekçesinin Türk Ceza Kanunu m.221 kapsamında değerlendirilmesi, soruşturmanın seyrini değiştirebilecek nitelikte. Yıldız, doğrudan ihale yetkisi olmamasına rağmen, bazı projelerde yönlendirme yaptığına dair açıklamalarda bulundu. Özellikle, Ekrem İmamoğlu adına Fatih Keleş’in telkinlerde bulunduğunu ifade etmesi, “örtülü talimat” kavramını gündeme taşıdı.
İhale Süreçlerindeki Usulsüzlükler ve Suç Tipleri
Avukat Tokdemir’e göre, ihalelerin iştirak şirketleri yerine doğrudan yapımcı daireler üzerinden gerçekleştirilmesi, “arka kapıdan ihale modeli” anlamına geliyor. Bu yöntem, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’na aykırılık teşkil ederken, kamu zararına neden olan uygulamalar zincirleme suç oluşturabilir.
Yıldız’ın “Benim yetkim yoktu” şeklindeki savunması da hukuk önünde geçersiz sayılıyor. Yargıtay içtihatlarına göre, fiilen ihale süreçlerine etki eden herkes sorumluluk taşır.
Fatih Keleş ve Örgütlü Yapı İddiaları
Yıldız’ın ifadesinde sıkça adı geçen Fatih Keleş için “aracı fail” değerlendirmesi yapılıyor. Keleş’in, İBB Başkanı adına hareket ettiği iddiası, onu suç örgütü yapısının önemli bir aktörü haline getiriyor. Bu durum, TCK m.220 kapsamında değerlendirilebilecek “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” suçunu gündeme taşıyor.
Olası Hukuki ve Siyasi Sonuçlar
İfadeler doğrultusunda, İmamoğlu hakkında Ceza Muhakemesi Kanunu m.100 uyarınca tutuklama ve m.161/5 gereğince soruşturmanın genişletilmesi gündeme gelebilir. Siyasi açıdan ise, “şeffaf belediyecilik” söylemlerinin zedelendiği ve kamuoyunda ciddi itibar kaybı yaşandığı değerlendiriliyor.
Olası Suç Tipleri ve Cezaları:
İhaleye Fesat Karıştırma (TCK m.235): 3 - 7 yıl
Görevi Kötüye Kullanma (TCK m.257): 1 - 3 yıl
Nüfuz Ticareti (TCK m.255): 2 - 5 yıl
Zimmet/Görevi Kötüye Kullanma Örgütlü (TCK m.247-250): 5 - 12 yıl
Suç Örgütü Kurma (TCK m.220): 2 - 6 yıl
Soruşturma süreci ilerledikçe yeni delillerin ve ifadelerin ortaya çıkması bekleniyor. İBB’deki yolsuzluk iddiaları, önümüzdeki günlerde Türkiye gündeminin en sıcak başlıklarından biri olmaya devam edecek.