Gebze’deki Facianın Seyrini Değiştiren Gelişme: O Gerçek İlk Kez Ortaya Çıktı
Gebze’deki bina faciasında 4 kişi ölmüştü! Yeni bilimsel rapor yıkımın asıl nedenini gün yüzüne çıkardı; metro mu, ihmal mi?
Kocaeli'nin Gebze ilçesinde geçtiğimiz aylarda meydana gelen ve aynı aileden 4 kişinin yaşamını yitirdiği bina faciasıyla ilgili hazırlanan ikinci rapor, olayın üzerindeki sis perdesini araladı. Daha önce hazırlanan yerel bilirkişi raporunun aksine, farklı üniversitelerden uzmanların yer aldığı bilim kurulu, yıkımın perde arkasındaki teknik kusurları ve ihmaller zincirini tek tek sıraladı. İşte bölge halkını ve kamuoyunu şaşırtan o çarpıcı detaylar.
Zayıf Zemin ve İmalat Hataları Facianın Habercisi Olmuş
Bilim kurulu tarafından hazırlanan jeolojik-jeoteknik değerlendirme raporunda, binanın yıkılma nedeni doğrudan yapım hatalarına ve zemine bağlandı. İncelemeler sonucunda, çöken Arslan Apartmanı'nın eski bir dere yatağı ve döküm sahası olan kontrolsüz bir dolgu zemin üzerine inşa edildiği tespit edildi. Temelin sığ ve yetersiz olduğu, binada yüzey altı drenaj sistemlerinin bulunmadığı vurgulandı. Ayrıca zemin katta eczane olarak kullanılan alanın "yumuşak kat etkisi" yaratarak binanın stabilitesini bozduğu, kullanılan beton kalitesinin ise proje standartlarının çok altında kaldığı raporda net bir şekilde ifade edildi.
Enkaz Altından Çıkan Tulumba Kolu Ve Kaçak Su Kuyuları
Rapordaki en dikkat çekici detaylardan biri de enkaz çalışmaları sırasında bulunan tulumba kolu oldu. Bölgede çok sayıda kaçak su kuyusunun bulunduğu belirtilirken, yıkılan binanın altında da bir su biriktirme odağının olduğu değerlendiriliyor. Mevsimsel yeraltı suyu değişimlerinin, tam olarak sıkışmamış dolgu zeminde erozyona ve boşluklara neden olduğu, bu durumun zamanla bina temelinin altındaki toprağı boşaltarak çökme zeminini hazırladığı aktarıldı.
Tapuda 7 Fiiliyatta 9 Kat: Ruhsat Ve Proje Uyuşmazlığı
Yıkılan binanın yasal durumu ile fiili durumu arasındaki uçurum, raporun bir diğer can alıcı noktasını oluşturdu. Tapu kayıtlarında 5 katlı bir apartman olarak görünen, TAKBİS verilerinde ise 7 katlı ofis-işyeri olarak kayıtlı olan binanın, yıkılmadan önceki görüntülerinde çatı katı dahil 9 katlı olduğu saptandı. Bu kaçak katlar binanın statik dengesini tamamen bozarken, projedeki tam bodrumun inşa edilmemiş olması da yapının mukavemetini sıfıra indiren etkenler arasında gösterildi.
Metro İnşaatı İle İlgili Şüpheler Son Buldu
Facianın ardından gözlerin çevrildiği metro inşaatı projesi de uzmanlarca mercek altına alındı. Hazırlanan raporda, metro tünellerinin yüzeyden 17 metre derinlikte ve sağlam kaya birimi içerisinde inşa edildiği, imalatların projeye tam uyumlu olduğu belirtildi. Metro çalışmaları sırasında ölçülen zemin hareketlerinin sadece 5 cm olduğu, bu küçük hareketin bina altında oluşan devasa çukura sebep olmasının teknik olarak imkansız olduğu vurgulandı. Sonuç olarak; facianın metro inşaatıyla doğrudan bir bağlantısının bulunmadığı, yıkımın tamamen zemin ve yapı kusurlarından kaynaklandığı kanaatine varıldı.