Fırat’ın Doğusunda Yeni Dönem: SDG’den Alınan Bölgelerde Uçuşlar Başlıyor, Hastaneler Açılıyor
Fırat’ın doğusunda SDG’den alınan bölgelerde havalimanı uçuşları başlıyor, hastaneler açılıyor ve vatandaşlık süreciyle normalleşme hız kazanıyor.
Suriye’de iç savaş sürecinde uzun yıllar boyunca Suriye Demokratik Güçleri kontrolünde kalan Fırat’ın doğusunda dikkat çeken gelişmeler yaşanıyor. Kontrolün yeniden Şam yönetimine geçmesi ve Türkiye’nin desteğiyle bölgede normalleşme süreci hız kazanırken, kamu hizmetlerinin yeniden işler hale getirilmesi için kapsamlı çalışmalar başlatıldı.
Mardin’in Nusaybin ilçesinin karşısında yer alan Kamışlı kentinde bulunan uluslararası havalimanında uçuşların yeniden başlatılması amacıyla teknik inceleme süreci başladı. Suriye Sivil Havacılık ve Hava Taşımacılığı Genel Müdürlüğü yetkilileri tarafından gerçekleştirilen ziyarette, operasyonel hazırlıklar ve havalimanı yönetiminin devri konuları ele alındı. Güvenlik ve teknik koordinasyon çerçevesinde yürütülen çalışmaların uluslararası standartlara uygun şekilde tamamlanması hedefleniyor.
Şeddadi Ulusal Hastanesi Hizmete Açıldı
Bölgedeki sağlık altyapısının yeniden ayağa kaldırılması kapsamında, Haseke ilinde uzun süredir kapalı olan Şeddadi Ulusal Hastanesi de yeniden hizmet vermeye başladı. Türkiye’nin desteğiyle hazırlanan işletme planının tamamlanmasının ardından hasta kabulüne başlayan hastanede sağlık hizmetlerinin 24 saat kesintisiz sunulacağı bildirildi.
Mevcut kapasiteyle hizmet veren sağlık merkezinde, önümüzdeki günlerde göreve başlayacak yeni doktorlarla birlikte personel sayısının artırılması planlanıyor. Uzmanlık eğitimi alan sağlık personelinin de kısa süre içinde görevlendirilmesiyle bölgedeki sağlık hizmetlerinde yaşanan aksaklıkların giderilmesi hedefleniyor.
Kürtler İçin Vatandaşlık Başvuru Süreci
Öte yandan Suriye İçişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan yeni karar doğrultusunda, daha önce vatandaşlık hakkı tanınmayan Kürtler için başvuru süreci resmen belirlendi. 2026 yılına ait düzenleme kapsamında yürürlüğe giren uygulamanın, işlemlerin şeffaf biçimde yürütülmesini ve vatandaşlık haklarının anayasal güvence altında korunmasını amaçladığı ifade edildi.
Söz konusu adımın toplumsal istikrarın sağlanması, eşitlik ilkesinin güçlendirilmesi ve ulusal bütünleşmenin desteklenmesi açısından önemli bir süreç olacağı değerlendiriliyor.