Giresun'un yüksek yaylalarında, bereketli topraklarda yetişen ve yöre halkının "lahana" yerine
"kelem" adını verdiği özel ürün olan
Alucra Kelemi, coğrafi işaret tescili için gün sayıyor. Bu ürün, kendine has tadı, iri ve dolgun yaprakları, uzun dayanıklılığı ve yöreye özgü aromasıyla diğer lahanalardan ayrılıyor. Kelem, Alucra'nın kültürel mirasını ve kuşaklar boyu süren tarım geleneğini temsil ediyor.
Toprakla Geleneksel Yöntemler: Doğal Üretimin Kalbi
Haziran'da fide dikimiyle başlayan ve Kasım sonuna kadar süren üretim süreci,
Gürbulak, Karabörk ve Fevzi Çakmak gibi Alucra köylerinde yoğunlaşıyor. Kelem, serin yayla havasının ve kireçli toprak yapısının etkisiyle doğal yöntemlerle, neredeyse hiç kimyasal kullanılmadan yetiştiriliyor. Yılda yaklaşık 350 tonluk bir rekolteye sahip olan Alucra Kelemi, bölge aile ekonomisi için büyük bir değer taşıyor.
Tescil: Koruma ve Kalkınmanın Anahtarı
Yerel üreticiler ve Alucra halkı, bu eşsiz lezzetin taklitlerden korunması ve hak ettiği marka değerine ulaşması için
coğrafi işaret tescilinin hayati önem taşıdığını vurguluyor. Tescil, yalnızca ürünün adını korumakla kalmayacak; aynı zamanda fiyat istikrarını artırarak üreticinin gelirini ve ilçe ekonomisini güçlendirecek bir
tarımsal kalkınma hamlesi olarak görülüyor.
Tescil süreci için Türk Patent ve Marka Kurumu'na (TÜRKPATENT) ürünün tarihçesi, üretim yöntemi ve coğrafi sınırlarını içeren kapsamlı bir dosya hazırlanması bekleniyor.
Kaynak: Alucra Ajans